İçinde TEREDDÜT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tereddüt" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tereddüt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tereddüt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tereddüt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TEREDDÜTSÜZ

10 harfli kelimeler

TEREDDÜTLÜ, TEREDDÜTLE

8 harfli kelimeler

TEREDDÜT

Bazı kelimelerin anlamları

TEREDDÜT

Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.

TEREDDÜTSÜZ

Tereddüdü olmayan, duraksamasız. Tereddüde yol açmayan. Kararlı olarak, duraksamadan.

TEREDDÜTLÜ

Tereddüdü olan, duraksamalı. Tereddüde yol açan.

TEREDDÜTLE

Duraksayarak, tereddüt ederek.

  -   -   -  

Anlamında TEREDDÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEREDDÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜTEREDDİT

Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).

ÇİFLEMEK

Karar verememek, tereddüt etmek.

İKİRCİK

İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.

DURUKSAMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

KARARSIZLIK

Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.

ÇİZGİNMEK

Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.

DEDİRGEME

Şüphe, tereddüt.

DURAKSAMALI

Duraksayan, tereddütlü.

İÇTİHAT

Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.

DURUKSUNMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.

KARARSIZ

Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.

DURAKSAMA

Duraksamak işi, tereddüt.

DURAKSAMASIZ

Duraksaması olmayan, tereddütsüz.

GICINLAMAK

Duraklamak, tereddüt etmek.

DURUHMAH

Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.

ANIHLAMAK

Tereddüt etmek, karar verememek.

ÇEKİNTİ

Duraksama, kararsızlık, tereddüt.

DURUKMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.