Kelimeler arşivinde; içinde "tansı" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tansı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tansı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tansı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VATANSIZLIK, TANSIRLAMAK
DESTANSIZ, FİSTANSIZ, MİNTANSIZ, TANSIKMAK
DESTANSI, VATANSIZ, ŞEYTANSI, TANSIKSI, TANSIMAK
TANSIMA
TANSIK
TANSI
TANSI
Şafak vaktini andıran.
VATANSIZ
Vatanı olmayan, haymatlos.
DESTANSI
Destan niteliğinde olan, destana benzeyen, destan gibi, destanımsı, destani, epik.
TANSIKMAK
Özlemek.
TANSIK
İnsan aklının alamayacağı, şaşırtıcı, olağanüstü olay, mucize.
FİSTANSIZ
Fistan giymemiş.
TANSIMA
Benzetmeliğin (=müşebbehin) pek zarif gösterilmesi.
DESTANSIZ
Destanı olmayan, içinde destan bulunmayan.
TANSIRLAMAK
Bitki dalları, yaprakları ya da hayvan tüyleri dökülmek : İnekler baharda bakımsızlıktan tansırladı.
ŞEYTANSI
Şeytanı andıran, şeytana benzeyen, şeytan gibi, şeytanımsı.
TANSIMAK
Alay etmek, eğlenmek.
TANSIKSI
Tansığa yakın, tansığa benzer, tansığı andıran.
VATANSIZLIK
Vatansız olma durumu.
MİNTANSIZ
Mintan giymemiş. Mintanı olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANSI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESELET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.
İLSİZLEŞMEK
Yurtsuz, vatansız kalmak.
OLTAN
Kesilip dikilmeye hazırlanmış yemeni. Eskiyen yemeni, ayakkabı altına vurulan pençe. Mest ve yemeni yüzünü köseleye tutturmak için yapılan iri dikiş. Çarığın içine konulan bez ya da deri parçası : Oltansız çarık ayağını acıtır. Çarık ipi. Ankara ili, Ayaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TÜRBİDİMETRİ
Görünen geçirgenlik (transmitansın ) azalmasına sebep olan sıvı kalınlığı ölçülerek, bir sıvıda süspansiyon halindeki taneciklerin miktarının belirlenmesi.
ESAALET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esâalet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Şakadan: Esâalet söyledim, sen de gerçek mi sandın?.
ŞEYTANIMSI
Şeytansı.
DESTANİ
Destansı.
HAYMATLOS
Vatansız.
MUCİZE
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.
EPİK
Destansı.