İçinde TANCI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tancı" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tancı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tancı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tancı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YUKARIBOSTANCI

13 harfli kelimeler

KÜÇÜKBOSTANCI, DOĞUŞTANCILIK, BÜYÜKBOSTANCI

12 harfli kelimeler

KAFTANCIBAŞI, BOSTANCIBAŞI

11 harfli kelimeler

BOSTANCILIK, BOSTANCILAR, TOPTANCILIK, DESTANCILIK

10 harfli kelimeler

BOSTANCILI, DOĞUŞTANCI

9 harfli kelimeler

BOSTANCIK, BALTANCIK, PALTANCIK, ORTANCILI

8 harfli kelimeler

BOSTANCI, ORTANCIL, DESTANCI, KAFTANCI, TOPTANCI

7 harfli kelimeler

ORTANCI, KOTANCI, TANCIRA

5 harfli kelimeler

TANCI

Bazı kelimelerin anlamları

TANCI

Av köpeği, tazı.

BALTANCIK

Değirmen taşının ortasında bulunan ve onu döndüren demir, haç şeklindeki aygıt.

BOSTANCILI

Sinop şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÜÇÜKBOSTANCI

Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BÜYÜKBOSTANCI

Balıkesir şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TOPTANCILIK

Toptancı olma durumu.

DESTANCILIK

Destancının yaptığı iş.

BOSTANCIK

Çıbana benzer, büyükçe şişlik. Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hakkâri şehri, Dağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehri, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya ilinde, Taşdelen bucağına bağlı bir bölge. Siirt ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KAFTANCIBAŞI

Her yıl devlet hazinesi için satın alınan kürk, kaftan gibi eşyanın sağlanması ve korunması ile yükümlü görevlinin sanı.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

DOĞUŞTANCI

Doğuştancılık yanlısı.

BOSTANCIBAŞI

Bostancı ocağının başı.

BOSTANCILIK

Bostancının yaptığı iş.

BOSTANCILAR

Bolu şehrinde, Mudurnu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARIBOSTANCI

Şanlıurfa şehrinde, Suruç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

PALTANCIK

Değirmen taşının dönmesini sağlayan demir mil.

  -   -   -  

Anlamında TANCI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TANCI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PEŞİN

Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

HAMPA

Akılsız, budala. Sırt, omuz: Ne hampama binip duruyorsun?. Para ve emek harcamadan kazanılan şey. Çayırın paylaşılan her bir parçası. Zengin: Çok çalışmakla hampa mı olacaksın?. Bir şeyi almaya hazır olma. Hırsızlara yataklık eden kişi. Aracı kadın. Toptancı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri: Bu toprak hampasız belle bellenmez. Yarışmacı, yarışıcı. Uygun zaman, elverişli durum. Parasız (argo).

KABZIMAL

Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, komisyoncu.

FITRİYE

Doğuştancılık.

ORTANUL

Ortancı, ikinci.

ORTANCILI

Ortancı, ikinci.

BAŞHASEKİ

Bostancı hasekileri ağasının sanı. Yeniçeri ocağındaki dört hünkâr hasekisinin en eskisi.

HAMLACIBAŞI

Saray kayıklarında kürek çeken hamlacıların başı olup hükümdarın bindiği kayığın en önünde kürek çeken, aynı zamanda bostancı ocağının kayıkhane kısmının buyurucusu olan görevli.

ŞEVEK

Turp, havuç gibi sebzelerin yıkandığı havuz : Şevek donmasa bostancı onar. Çok gülen.

SPOTÇU

Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.

ERİMEK

Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.

NATİVİZM

Doğuştancılık.

BARATA

Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

ORTATAVAN

Ortancı, ikinci : Büyük yanımızda değil, ortancıl oğlan var. Oyunda ortadaki oyuncu. 4 cm. kalınlığında 30-35 cm. genişliğinde tahta.

KAAMETÇİ

Ekmek, sebze ve benzerleri şeyler toptancısı.