Kelimeler arşivinde; içinde "tancı" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tancı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tancı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tancı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIBOSTANCI
KÜÇÜKBOSTANCI, DOĞUŞTANCILIK, BÜYÜKBOSTANCI
KAFTANCIBAŞI, BOSTANCIBAŞI
BOSTANCILIK, BOSTANCILAR, TOPTANCILIK, DESTANCILIK
BOSTANCILI, DOĞUŞTANCI
BOSTANCIK, BALTANCIK, PALTANCIK, ORTANCILI
BOSTANCI, ORTANCIL, DESTANCI, KAFTANCI, TOPTANCI
ORTANCI, KOTANCI, TANCIRA
TANCI
TANCI
Av köpeği, tazı.
BALTANCIK
Değirmen taşının ortasında bulunan ve onu döndüren demir, haç şeklindeki aygıt.
BOSTANCILI
Sinop şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜÇÜKBOSTANCI
Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BÜYÜKBOSTANCI
Balıkesir şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOPTANCILIK
Toptancı olma durumu.
DESTANCILIK
Destancının yaptığı iş.
BOSTANCIK
Çıbana benzer, büyükçe şişlik. Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hakkâri şehri, Dağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehri, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya ilinde, Taşdelen bucağına bağlı bir bölge. Siirt ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAFTANCIBAŞI
Her yıl devlet hazinesi için satın alınan kürk, kaftan gibi eşyanın sağlanması ve korunması ile yükümlü görevlinin sanı.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
DOĞUŞTANCI
Doğuştancılık yanlısı.
BOSTANCIBAŞI
Bostancı ocağının başı.
BOSTANCILIK
Bostancının yaptığı iş.
BOSTANCILAR
Bolu şehrinde, Mudurnu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIBOSTANCI
Şanlıurfa şehrinde, Suruç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
PALTANCIK
Değirmen taşının dönmesini sağlayan demir mil.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANCI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PEŞİN
Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.
HAMPA
Akılsız, budala. Sırt, omuz: Ne hampama binip duruyorsun?. Para ve emek harcamadan kazanılan şey. Çayırın paylaşılan her bir parçası. Zengin: Çok çalışmakla hampa mı olacaksın?. Bir şeyi almaya hazır olma. Hırsızlara yataklık eden kişi. Aracı kadın. Toptancı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri: Bu toprak hampasız belle bellenmez. Yarışmacı, yarışıcı. Uygun zaman, elverişli durum. Parasız (argo).
KABZIMAL
Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, komisyoncu.
FITRİYE
Doğuştancılık.
ORTANUL
Ortancı, ikinci.
ORTANCILI
Ortancı, ikinci.
BAŞHASEKİ
Bostancı hasekileri ağasının sanı. Yeniçeri ocağındaki dört hünkâr hasekisinin en eskisi.
HAMLACIBAŞI
Saray kayıklarında kürek çeken hamlacıların başı olup hükümdarın bindiği kayığın en önünde kürek çeken, aynı zamanda bostancı ocağının kayıkhane kısmının buyurucusu olan görevli.
ŞEVEK
Turp, havuç gibi sebzelerin yıkandığı havuz : Şevek donmasa bostancı onar. Çok gülen.
SPOTÇU
Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
NATİVİZM
Doğuştancılık.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
HASEKİ
Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.
ORTATAVAN
Ortancı, ikinci : Büyük yanımızda değil, ortancıl oğlan var. Oyunda ortadaki oyuncu. 4 cm. kalınlığında 30-35 cm. genişliğinde tahta.
KAAMETÇİ
Ekmek, sebze ve benzerleri şeyler toptancısı.