Kelimeler arşivinde; içinde "tahsil" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tahsil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tahsil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tahsil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHSİLDARLIK
MÜSTAHSİL, TAHSİLDAR
TAHSİLAT
TAHSİL
TAHSİL
Parayı alma, toplama. Öğrenim.
MÜSTAHSİL
Üretici.
TAHSİLDAR
Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı. Vergi toplayan görevli, alımcı, vergici.
TAHSİLDARLIK
Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.
TAHSİLAT
Alacakların toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAHSİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
KAMBİYO
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. Bu işlemin yapıldığı yer. Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılmış olan işlemin bedeli.
FİTİK
Tahsildar makbuzu. Askere çağırma kâğıdı. Domuz yavrusu. Küçük yağ çömleği. Islık. Temizlenmiş yünden yapılan yumak. (Kayalık Susuz Kars).
ATGICI
Tahsildar. Avcı, nişancı.
VERGİCİLİK
Tahsildarlık.
ALGICI
Tahsildar, alımcı.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ALIMCI
Tahsildar.
FİRDECİ
Vergi alımcısı, tahsildar.
BACICI
Tahsildar, vergici. Kız kardeşine düşkün, onu koruyan erkek çocuk.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
VERGİCİ
Tahsildar.
MUHASSIL
Osmanlı Devleti'nde Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı.
ÖĞRENİM
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılmış olan çalışma, tahsil.
YÜKSEKÖĞRENİM
Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.
ÜRETİCİ
Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı. Üretim sağlayan.
ÖĞRENİMLİ
Öğrenim görmüş, okumuş, tahsilli.
FIDIK
Fidan. Pişirilmek üzere soyulan taze mısırın dış yaprağı. Çocukların oynadığı bir çeşit oyuncak, bilye. Tahsildar makbuzu. Başparmakla ortaparmak uçlarının birbirine sürülmesiyle çıkan ses, şıkırtı.
YETİŞTİRİCİ
Üretici, müstahsil.