Kelimeler arşivinde; içinde "sataşmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sataşmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sataşmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sataşmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SATAŞMAK
SATAŞMAK
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SATAŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATANEŞ
Uğraşmak, sataşmak (hk.).
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.
DAKNAŞMAK
Sataşmak.
DAKLAŞMAK
Hayvanı sürmek, yürütmek, dehlemek, kovalamak. Bozuşmak, zıt gitmek. Sataşmak. Dokunmak, takılmak.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.
DUŞLAŞMAK
Sataşmak.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
DURALAŞMAK
Sataşmak. Başlamak.
DAHNAŞMAH
Sataşmak.
DÜRTÜNMEK
Bir işte uğraşmak. Belâ çıkarmak. Sözle sataşmak. Bitlenmek. Sürünmek, vücuduna koku, yağ gibi şeyler sürmek.
AYNAŞMAK
Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
ÇATMAH
Sataşmak. Sataşmak, rastlamak.
SATAŞMA
Sataşmak işi.
DAHLETMEK
Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.
ÇATAŞMAK
Sataşmak, çatışmak.
ERNEŞMEK
Sataşmak. Oyunda eşleşmek.
EĞEŞMEK
Herhangi bir işin yapılmasını birbirinden bekleyerek iki kişi iddialaşmak. Yarışmak. Güvenmek. Şakalaşmak, sataşmak. Bir işin yapılmasını emretmek. Söz etmek.