İçinde NACA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "naca" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde naca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu naca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında naca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MENACANTHUS

10 harfli kelimeler

BOSDANACAN, SİVRİNACAK, KÜÇÜKNACAR

9 harfli kelimeler

SARINACAK, DAYANACAK, DULUNACAK

8 harfli kelimeler

ARINACAK

7 harfli kelimeler

TUNACAN, NACARLI, NACAKLI, SONACAZ, SUNACAK, KAYNACA, GONACAK, DANACAG, YANACAH, MÜNACAT, YONACAK

6 harfli kelimeler

MANACA, ONACAK, NACARİ, KONACA, HINACA

5 harfli kelimeler

NACAP, NACAH, UNACA, NACAK, ANACA

Bazı kelimelerin anlamları

NACA

Nasıl, ne biçim. Nalça. Nasıl.

BOSDANACAN

Birdirbir oyununa benzeyen bir oyun.

DAYANACAK

İçi ot dolu yastık, sedirlerdeki arka ve yan yastıkları.

SİVRİNACAK

Küçük balta. (Akkuş Ordu).

GONACAK

Başta olan kepek. Büyük yapılı ev, konak.

SONACAZ

Sonra.

ARINACAK

Yıkanma yeri, gusülhane.

DULUNACAK

Mağrip.

SARINACAK

Kuzeybatıdan esen yel.

TUNACAN

Görkemli, gösterişli kimse.

KÜÇÜKNACAR

Kahramanmaraş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SUNACAK

Ekinleri kağnıya yüklemekte kullanılan ucu çatallı bir araç.

NACARLI

İçel şehrinde, Tarsus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KAYNACA

Kaynak.

NACAKLI

İbibik kuşu. Bingöl ilinde, Kiğı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

MENACANTHUS

Mallophaga takımında bulunan M. pallidulus ve M. stramineus türleri tavuk ve hindilerde parazitlenen bit cinsi.

  -   -   -  

Anlamında NACA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

DEVŞİRME

Devşirmek işi. Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri Ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. Toplanmış, bir araya getirilmiş. Yeniçeri Ocağına bu yolla alınan çocuk.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

DEĞNEK

Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

ÇARPAN

Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

ARASAT

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

DOLAM

Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

BİTİŞMEK

Birbirine dokunacak kadar yanaşmak.

ELLEŞMEK

Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.