Kelimeler arşivinde; içinde "layla" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde layla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu layla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında layla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOLAYLAŞTIRILMAK
KOLAYLAŞTIRILMA
YUKARIDOLAYLAR, KOLAYLAŞTIRMAK, KOLAYLAŞTIRICI
KOLAYLAŞTIRMA, OLAYLAŞTIRMAK, AŞAĞIDOLAYLAR
OLAYLAŞTIRMA
GOLAYLAŞMAK, GALAYLATMAH, KOLAYLAŞMAK, KALAYLANMAK, KALAYLATMAK, KOLAYLANMAK
DOLAYLAMAK, KALAYLAMAK, GOLAYLAMAK, KALAYLANMA, KALAYLATMA, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA
KALAYLAMA, KOLAYLAMA, HALAYLAMA, DOLAYLAMA
KALAYLAÇ, OLAYLAMA, DOLAYLAR
LAYLA
Uçurtma : Layla çok güzel havalandı. Ninni.
KALAYLATMAK
Kalaylama işini yaptırmak.
YUKARIDOLAYLAR
Kütahya ilinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
OLAYLAŞTIRMAK
Olay durumuna getirmek, olay yapmak.
KOLAYLAŞTIRMA
Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
KOLAYLAŞMAK
Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.
KOLAYLAŞTIRILMA
Kolaylaştırılmak işi.
GALAYLATMAH
Kalaylatmak.
KOLAYLAŞTIRMAK
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.
AŞAĞIDOLAYLAR
Kütahya şehrinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KOLAYLANMAK
Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak.
KOLAYLAŞTIRICI
Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.
KOLAYLAŞTIRILMAK
Kolaylaştırma işini yaptırılmak.
GOLAYLAŞMAK
Kolaylaşmak.
OLAYLAŞTIRMA
Olaylaştırmak durumu.
KALAYLANMAK
Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAYLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ANI
Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.
BİLİM
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
BİYOFİZİK
Fizyolojide geçen fiziksel olayların bilimi, biyolojik fizik.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
BULGULAMAK
Yeni olayları ve bilgileri bulmak.
BELİRLENİMCİLİK
Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm.
BAHT
Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
BİYOMETEOROLOJİ
Canlılar üzerinde hava olaylarının etkisini inceleyen bilim.
BULGULAMA
Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.
BİYOŞİMİ
Organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen kimya kolu.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.