İçinde LAYLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "layla" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde layla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu layla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında layla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

YUKARIDOLAYLAR, KOLAYLAŞTIRMAK, KOLAYLAŞTIRICI

13 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMA, OLAYLAŞTIRMAK, AŞAĞIDOLAYLAR

12 harfli kelimeler

OLAYLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

GOLAYLAŞMAK, GALAYLATMAH, KOLAYLAŞMAK, KALAYLANMAK, KALAYLATMAK, KOLAYLANMAK

10 harfli kelimeler

DOLAYLAMAK, KALAYLAMAK, GOLAYLAMAK, KALAYLANMA, KALAYLATMA, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA

9 harfli kelimeler

KALAYLAMA, KOLAYLAMA, HALAYLAMA, DOLAYLAMA

8 harfli kelimeler

KALAYLAÇ, OLAYLAMA, DOLAYLAR

Bazı kelimelerin anlamları

LAYLA

Uçurtma : Layla çok güzel havalandı. Ninni.

KALAYLATMAK

Kalaylama işini yaptırmak.

YUKARIDOLAYLAR

Kütahya ilinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

OLAYLAŞTIRMAK

Olay durumuna getirmek, olay yapmak.

KOLAYLAŞTIRMA

Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

KOLAYLAŞMAK

Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.

KOLAYLAŞTIRILMA

Kolaylaştırılmak işi.

GALAYLATMAH

Kalaylatmak.

KOLAYLAŞTIRMAK

Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.

AŞAĞIDOLAYLAR

Kütahya şehrinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KOLAYLANMAK

Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak.

KOLAYLAŞTIRICI

Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.

KOLAYLAŞTIRILMAK

Kolaylaştırma işini yaptırılmak.

GOLAYLAŞMAK

Kolaylaşmak.

OLAYLAŞTIRMA

Olaylaştırmak durumu.

KALAYLANMAK

Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında LAYLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAYLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ANI

Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AHVAL

Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.

BİYOFİZİK

Fizyolojide geçen fiziksel olayların bilimi, biyolojik fizik.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

BULGULAMAK

Yeni olayları ve bilgileri bulmak.

BELİRLENİMCİLİK

Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm.

BAHT

Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.

BİYOKATALİZÖR

Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.

BİYOMETEOROLOJİ

Canlılar üzerinde hava olaylarının etkisini inceleyen bilim.

BULGULAMA

Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.

BİYOŞİMİ

Organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen kimya kolu.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.