Kelimeler arşivinde; içinde "ehdi" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ehdi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ehdi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ehdi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CİZVEEHDİDAR
EHDİYARIRAK
DEHDİLEMEK
TEHDİTSİZ, ÇEHDİRMEK, TEHDİTKAR, EHDİBAREN, EHDİYAŞLİ
TEHDİTLİ
MEHDİYE, EHDİYAT, EHDİYAŞ, EHDİYAR, EHDİYAC, EHDİŞAM, EHDİRAZ, EHDİMAM, EHDİMAL, EHDİLAL, EHDİLAF, EHDİKAR, EHDİDAR, EHDİBAR
TEHDİM, TEHDİD, TEHDİT, MEHDİP, EHDİZA, EHDİDA
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
EHDİBAREN
Arapça kökenli i'tibâren: itibaren.
TEHDİTKAR
Tehdit dolu, tehdit edici.
ÇEHDİRMEK
Çekdirmek.
EHDİYAŞ
Arapça kökenli ihtiyâç: ihtiyaç.
EHDİYAR
Arapça kökenli ihtiyar: ihtiyar.
TEHDİTLİ
Tehdidi bulunan.
EHDİYAT
Arapça kökenli ihtiyat: ihtiyat. Sakıntı, tedbir, ihtiyat.
MEHDİYE
Doğru yolu bulan, hidayete eren.
EHDİŞAM
Arapça kökenli ihtişâm: ihtişam; eğlence.
CİZVEEHDİDAR
Arapça kökenli ciz'i-iktidâr: cüziiktidar.
EHDİYAC
İhtiyaç.
EHDİYAŞLİ
İhtiyaçlı; yoksul.
EHDİYARIRAK
İhtiyarca, az ihtiyar.
TEHDİTSİZ
Tehdidi bulunmayan, tehditten uzak.
DEHDİLEMEK
Haddini bildirmek, ağzının payını vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EHDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZDAĞI
Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.
ŞANTAJ
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma.
ZARFÇI
Tenha bir yolda yere içi doluymuş gibi görünen zarf veya cüzdan bırakan, sonra da bunları bulup alan kimseyi suçlayarak, tehdit ederek para sızdıran dolandırıcı, papelci. Sokaklarda iskambil kâğıtlarıyla halkı dolandıran bir tür dolandırıcı, papelci.
RUAT
Bulut, gök gürültüsü. Konuşkan. Tehdit eden.
AVURLAMAK
Tehdit etmek.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
CELALİ
İlkin Yavuz Sultan Selim zamanında Turhal'da Mehdilik savı ile ortaya çıkan Bozok'lu Derviş Celâl'ın adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da türeyen tüm eşkiyaya verilen ad. İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkıp devlete isyan eden Bozoklu Derviş Celâl'in adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da ortaya çıkan bütün eşkıyaya verilen ad. Yüceliğe mensup.
TEHDET
Arapça kökenli tehdid: tehdit.