Kelimeler arşivinde; içinde "dingi" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dingi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dingi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dingi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİNGİNLEŞTİRMEK
DİNGİLDEKLİK, DİNGİNLEŞMEK
DİNGİLDEMEK, DİNGİNCİLİK, DİNGİNLEŞME
DALADİNGİR, DALADİNGİL
DASDİNGİL, DİNGİLDEK, DALDİNGİL, DİNGİNLİK, ARADİNGİL
ÖNDİNGİL, DİNGİLLİ
DİNGİN, DİNGİL, DİNGİÇ, DİNGİK
DİNGİ
DİNGİ
Bir çifte kürekli küçük patalya.
DİNGİNLEŞMEK
Dingin duruma gelmek.
DİNGİNLİK
Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.
DİNGİNLEŞTİRMEK
Dingin duruma gelmesini sağlamak.
DALADİNGİL
Yalnız, tek başına.
DALADİNGİR
Bomboş, tamtakır.
DASDİNGİL
Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.
DİNGİNLEŞME
Dinginleşmek durumu.
DİNGİLLİ
Dingili olan.
ARADİNGİL
Devinimi düzentekerden alıp hız kutusuna ileten dingil.
DİNGİLDEKLİK
Dingildek olma durumu, dengesizlik.
DALDİNGİL
Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Aptal, akılsız. Çırılçıplak. Sebepsiz: Daldingil konuşup duruyor.
ÖNDİNGİL
Bağımlı askı düzenlerinde ön tekerlekleri birbirine bağlayan ve aracın ön bölümünü taşıyan dingil.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
DİNGİLDEK
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.
DİNGİLDEMEK
Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKS
Dingil.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
TRANSMİSYON
Elektrikli taşıtlarda dingilin motora göre gerek dikey gerek yatay düzende hareket etmesini sağlayan organ.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
KRANK
Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.
KAĞNI
İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası.
SAKİNLİK
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet.
ANAYATAK
İçinde dingilin, dingil muylularının döndüğü yatak.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
ARE
Dingil, mazı bağı. Suyla dönen bir çeşit değirmen. Kağnının mazı adı verilen iskelet kısmının önündeki eğri ağaç. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
SAKİNLEŞMEK
Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.
MAZI
Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya). Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
POYRA
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım, göbek.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
TIR
Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon.
SAKİNLEŞTİRMEK
Sakinleşmesini sağlamak, sessiz, dingin bir duruma getirmek.