Kelimeler arşivinde; içinde "bazlama" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bazlama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bazlama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bazlama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DALBAZLAMAK
BAZLAMACI
BAZLAMAÇ, BAZLAMAC, BAZLAMAK
BAZLAMA
BAZLAMA
Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
BAZLAMAÇ
Bazlama.
DALBAZLAMAK
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak: Çok dalbazlayan ya kele ya köre düşer. Şaşıran, zor durumda kalan kimse çare aramak.
BAZLAMAC
Kaim açılmış yufka ekmeği, küçük saç pidesi.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
BAZLAMACI
Bazlama yapıp satan kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAZLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜLÜMBE
Kalın saç ekmeği, bazlama.
BAZLIMA
Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Pideden kalınca açılıp içine yağ, haşhaş ve benzerleri konulan, üstüne yoğurt ya da yumurta sürülerek sacda yan pişirilen ekmek. Bazlama.
FETİR
Saçta pişirilen mayasız yufka ekmeği. Bazlama. İyi pişmemiş, hamur kalmış ekmek. Mayasız, kalınca sac ekmeği. Hamur ve yağla yapılan bir çeşit kurabiye. Arapça kökenli fatir: fatir; yağlı lokum; pide; tandırda kurutulmuş top ekmeği. Yufka.
KABARTLAMA
Olmamış incir. Bazlama, saçta ya da tavada kızartılan mayalı pide, çörek. Küçük yastık, köşe yastığı. Tüyleri kırkılmış davar derisi.
GELİNÖNÜ
Nişasta peltesi. Taze yağa bulanmış sıcak bazlama.
KÜLÜNÇE
Zararlı hayvanlara verilen bir çeşit zehir. Saç ya da taş üzerinde pişirilen bazlama gibi ufak ekmek. Mısır unundan yapılan ekmek. Ölünün arkasından yapılan yağlı, soğanlı ekmek. Şanlıurfa ili, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GOLETİ
Bazlama, yufka (ekmek).
DANZIMAK
Saçta pişirilen bazlama, ekmek iyi pişmeyip kavrulmak, sertleşmek.
FETİL
Saçta pişirilen mayasız yufka ekmeği. Bazlama. Mayasız, kalınca sac ekmeği. Yufka ekmek. Mayasız ekmek.
KÜD
Doğal özellik, alışkanlık: Çok fena küdlüsün. Kısa ve kalın (parmak için). Mısır unundan yapılmış küçük bazlama. Kötürüm, sakat. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. Küt; kötürüm; bk. ayrıca kütürüm.
ÇİPİRTME
Bazlama.
GÖBÜ
Kağnı arabalarının ön ve arka taraflarında bulunan iki tahta. Saç ekmeği, bazlama. Mayalı hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir çeşit börek. Çamaşır tokacı. Kahn dikiş, yorgan dikişi, ilinti. Tozlu, topraklı yol. Ordu ilinde, Ünye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Kilimli nahiyesine bağlı bir yer.
TOPLAMA
Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
BİTTİK
Küçük. Saklambaç oyunu. Mayasız hamurdan yapılan ufak ekmek, bazlama.
EŞKİLİ
Turşu. İşkil, kuşku. Ekşi hamurdan yapılan ekmek, bazlama. Mercimek, nohut, yarma, taze kabak ve fasulye ile yapılan ve içine bolca ekşi konan bir çeşit çorba. Kaynatılmış kayısı kurusu, et ve yağ ile yapılan bir çeşit yemek. Kelle ve sirke ile yapılan yemek. Ekşili.
İSTET
Bazlama da denilen bir çeşit saç ekmeği: Bugün istep pişireceğim.
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).
GAGALA
Ortası oyuk tandır ekmeği, bazlama. Dolu: Öyle gagala yağdı ki, yerler bembeyaz. Tandır ya da fırında pişirilen ufak ekmek. Dolu, yuvarlak. Ortası boş yuvarlak tandır ekmeği. (Susuz Kars).
KÜDÜR
Mısır unundan yapılmış küçük bazlama.
GÖDEK
Şinik denilen tahıl ölçeğinin yarısı. Kısa (boy için). Şiş karınlı (adanı). Kuyruksuz kümes hayvanı. Tavuk. Lokma. Sapanın el ile tutulan kısmı, tutak. Halka biçiminde yapılan ev ekmeği. Saçta pişirilen mayasız yufka, bazlama. Yağlı ve kıymalı pide. Bir çeşit poğaça. Yumurtalı ekmek ya da çörek. Boyu kısa, geniş karınlı küp. Oyunda ebe.