Kelimeler arşivinde; içinde "avadan" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avadan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avadan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avadan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AVADANLIK, BEDAVADAN, AVADANLIĞ, AVADANLIH, AVADANNIK
AVADANCI
HAVADAN
AVADAN
AVADAN
Bayındır. Kavrulmuş kahvenin soğutulduğu tahta kab. Araç, aygıt. Ziynet eşyası. Av çantası. İyice, adamakıllı, hakkıyle, temamiyle. İçel şehrinde, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AVADANCI
Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.
AVADANLIH
Bayındır.
AVADANLIĞ
Bayındır.
AVADANNIK
Bayındır.
HAVADAN
Boş, değersiz. Emeksiz, çaba harcanmadan.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONVEYÖR
Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet, taşıyıcı. Koruyucu gemi, refakat gemisi.
PARASIZ
Parası olmayan. Para verilmeksizin, bedavadan, bedava. Para verilmeden elde edilen, bedava. Yoksul.
AVANTADAN
Bedavadan, beleşten.
CABADAN
Bedavadan.
ORTA
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
YANCI
Kahvelerde oynanan oyunları seyreden ve bedavadan yiyip içen kimse. Düşmana karşı ilerleyen bir kuvvetin yandan gelebilecek baskınlardan korunmak amacıyla oluşturduğu emniyet birliği.
HAYBEDEN
Zahmet çekmeden, bedavadan.
AYĞIT
Alet, malzeme, çeşitli küçük sanat dallarında kullanılır araç, avadanlık.
BEDAVA
Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
ORTALAMAK
Ortasını bulmak, ortasına varmak. Futbolda topu kale ağzındaki arkadaşlarına havadan göndermek.
VOLE
Havadan gelen topa, futbolda sıçrayarak ayağın üstüyle, teniste raket ile vurma.
BEDAVASINA
Bedavadan.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
NEON
Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne). Neon lambası.
NİKOTİN
Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2).
LÜPTEN
Açıktan, bedavadan, parasız olarak.
BEDAVACI
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.
BEDAVAYA
Bedavadan.
HAYBECİ
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse.