İçinde PEŞİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "peşi" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde peşi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu peşi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında peşi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PEŞİNATSIZ, PEŞİNCİLİK

9 harfli kelimeler

ÇELPEŞİYH, PEŞİREFÇİ

8 harfli kelimeler

SÜNPEŞİK, SÜLPEŞİK, SÖLPEŞİK, ÇELPEŞİG, ÇELPEŞİK, ÇERPEŞİK, ÇÖLPEŞİK, KELPEŞİR

7 harfli kelimeler

PEŞİNAT, PEŞİCEK, PEŞİNEN, PEŞİNCİ

6 harfli kelimeler

ÜÇPEŞİ

5 harfli kelimeler

PEŞİK, PEŞİN

4 harfli kelimeler

PEŞİ

Bazı kelimelerin anlamları

PEŞİ

Arkası.

ÇELPEŞİYH

Topuğu geçmeyen ince ve kaypak çamur; bk. ayrıca çamır.

ÇELPEŞİG

Karışık, bozuk.

PEŞİNCİLİK

Peşinci olma durumu.

PEŞİCEK

Ardından.

SÖLPEŞİK

Kötü giyimli, kılıksız. Özensiz giyinen, dağınık.

KELPEŞİR

Kaynayan suya ufalanmış yufka ekmek, tuz ve biber konularak yapılan bir çeşit yemek.

PEŞİNAT

Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para.

ÇELPEŞİK

Karışık, bozuk. Sıtmadan yürüyemiyecek kadar bitkin kimse: Çelpeşiklerin iyi olması için et yemeleri lâzımdır. Zor kırılan odun. Zor yarılan odun.

PEŞİNEN

Peşin olarak, önceden.

SÜNPEŞİK

Kötü giyimli, kılıksız.

SÜLPEŞİK

Sünepe. Dağınık, düzensiz, kötü giyimli.

ÇERPEŞİK

Karışık, bozuk. Karışık, dolaşık.

PEŞİNATSIZ

Peşin para vermeden veya almadan.

ÇÖLPEŞİK

Miskin, uyuşuk, beceriksiz. Dolaşık, karışık.

PEŞİREFÇİ

Bilip bilmediği konuda her işe karışan, öncülük eden.

  -   -   -  

Anlamında PEŞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NAKDEN

Para olarak. Peşin olarak.

SAYMAK

Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.

NAKİT

Para, akçe. Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

VERESİYE

Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

SPOT

Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.

PEŞİN

Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

YEDMEK

Çekerek peşinden götürmek, yedeğinde götürmek. Yanında, beraberinde götürmek.

KAMULAŞTIRMAK

Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

VAMP

Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın.

PEŞİNCİ

Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse.

SPOTÇU

Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

YARARCI

Yarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.

ANAFORCU

Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse.

MUACCEL

Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.

TEKERLENMEK

Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.