Kelimeler arşivinde; içinde "kostü" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kostü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kostü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kostü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOSTÜMCÜLÜK
KOSTÜMLÜK, KOSTÜMSÜZ
KOSTÜMCÜ, KOSTÜMLÜ
KOSTÜM
KOSTÜ
KOSTÜ
Köstebek.
KOSTÜMCÜ
Kostüm diken, hazırlayan veya satan kimse.
KOSTÜMSÜZ
Kostümü olmayan.
KOSTÜMLÜK
Kostüm yapmaya elverişli.
KOSTÜM
Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.
KOSTÜMLÜ
Kostüm giymiş olan. Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen.
KOSTÜMCÜLÜK
Kostümcünün yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOSTÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORAGUS
Plautus komedyalarında, eserinin tam ortasında Aristophanes'de koronun Paraphase'de olduğu gibi, günlük olaylar üzerine seyircilere sözü alaylı olarak yöneltmesi gibi, yalnızca bir kişiyi konuşturması. (Örn. Curculio - Un Kurdu) Çoğunlukla da artık oynamayan ve yalnızca kostümleri ile dekorları bulunduğundan, bunları para karşılığında geçici olarak veren kimse.
İŞLİK
Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.