Kelimeler arşivinde; içinde "keder" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keder bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu keder ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keder olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEDERLENDİRMEK
KEDERLENDİRME
KEDERLENMEK, KEDERSİZLİK
KEDERLENİŞ, TEKEDERESİ, KEDERLENME, KEYFEKEDER, KEDERLEMEK
TEKKEDERE
İLAKEDER, KEDERSİZ
KEDERİÇ, KEDERET, KEDERLİ
KEDERİ, KEDERE
KEDER
KEDER
Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.
KEDERİÇ
Yağ konulan kap.
KEDERSİZ
Acısız, üzüntüsüz.
KEDERLİ
Acılı, üzüntülü, mükedder.
İLAKEDER
Alakadar.
KEDERLENDİRME
Kederlendirmek işi.
TEKEDERESİ
Erzurum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya ili, Tepehan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KEDERLENMEK
Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak.
TEKKEDERE
Bolu ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir şehri, Zeytindağ bucağına bağlı bir bölge.
KEDERLENDİRMEK
Keder, üzüntü duymasına yol açmak, acı vermek.
KEDERSİZLİK
Kedersiz olma durumu.
KEDERET
Engel.
KEDERLEMEK
Engel olmak, engellemek.
KEDERLENME
Kederlenmek işi.
KEDERLENİŞ
Kederlenme işi.
KEYFEKEDER
Pek üzerinde durulmayan, önem verilmeyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
UYUTMAK
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.
ELEMLİ
Üzüntülü, kederli.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
BELİYE
Felaket, keder, tasa.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
YOLUNMAK
Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
ELEMSİZ
Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan.
İNKIBAZ
Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.
ELEM
Acı, üzüntü, dert, keder.
ŞİKESTE
Kırılmış, kırık. Gücenmiş, kırgın, kederli. Yenilmiş, yenik düşmüş.
KOYUNTU
Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.
GAİLE
Sıkıntı, dert, keder, üzüntü. İstenmeyen durum, baş belası. Uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
KAHIRLANMAK
Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.
HÜZÜN
Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.