İçinde ANTRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "antre" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde antre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu antre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında antre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ANTRENMANSIZLIK

14 harfli kelimeler

BAŞANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

ANTRENMANSIZ, ANTREPOCULUK

11 harfli kelimeler

ANTRENÖRSÜZ, BAŞANTRENÖR, ANTRENÖRLÜK, ANTRENMANLI

10 harfli kelimeler

ANTRENÖRLÜ

9 harfli kelimeler

ANTREPOCU, KONSANTRE, ANTRENMAN

8 harfli kelimeler

ANTRENÖR, ANTREKOT

7 harfli kelimeler

ANTREPO

5 harfli kelimeler

ANTRE

Bazı kelimelerin anlamları

ANTRE

Giriş. Başlangıç yemeği.

BAŞANTRENÖRLÜK

Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.

ANTREKOT

Büyükbaş hayvanlarda göğüs omurları üzerinden boyuna doğru uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et.

ANTRENMANSIZ

Antrenmanı olmayan, idmansız.

ANTRENÖRLÜK

Çalıştırıcılık.

ANTRENÖRSÜZ

Çalıştırıcısız.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

BAŞANTRENÖR

Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi.

ANTRENÖR

Çalıştırıcı.

ANTRENÖRSÜZLÜK

Çalıştırıcısızlık.

ANTREPOCULUK

Antrepocunun yaptığı iş.

KONSANTRE

Yoğun. Derişik.

ANTRENMAN

Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.

ANTRENMANSIZLIK

İdmansızlık.

ANTRENÖRLÜ

Çalıştırıcılı.

ANTRENMANLI

İdmanlı.

  -   -   -  

Anlamında ANTRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANTRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALIŞTIRICILIK

Çalıştırıcının yaptığı iş, antrenörlük.

LİSTERİYOZİS

Tüm hayvan türlerinde beyin-omurilik yangısı, yavru atma ve milier viseral apselerle karakterize olan septisemiyle belirgin, Listeria monocytogenes tarafından oluşturulan bakteriyel enfeksiyon. Oluşumunda konsantre silaj yemleme önemli bir etmendir. Enfeksiyonun şiddetli salgınlarında mikroorganizmanın kaynağını silaj oluşturmaktadır.

PELTE

Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.

ÇALIŞTIRICILI

Çalıştırıcısı olan, antrenörlü.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

METHAL

Bir yapının giriş yeri, giriş, antre. Giriş. Giriş.

HİDROMETALURJİ

Cevherler, cevher konsantreleri ve diğer malzemelerden yaş yöntemle metallerin geri kazanılması.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

YOĞUNLAŞMAK

Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.

DERİŞİK

Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.

ANTIRANOR

Fransızca kökenli entraineur: antrenör.

GİRİŞ

Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.

ÇALIŞTIRICI

Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).

YOĞUN

Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

EVZAN

Kapı girişi, antre.

ÇALIŞTIRICISIZLIK

Çalıştırıcısız olma durumu, antrenörsüzlük.

ÇALIŞTIRICISIZ

Çalıştırıcısı olmayan, antrenörsüz.

İDMANLI

İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

İDMANSIZLIK

İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.