İZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "iz" olan, toplam 219 adet kelime bulunmaktadır. iz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu iz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İZOTİYOSİYANAT

13 harfli kelimeler

İZLENCELERİNE, İZLENCELEYİCİ, İZLEYİCİÖLÇER, İZMARİTGİLLER, İZOELEKTRONİK, İZONİTROJENİK, İZOPROTERENOL

12 harfli kelimeler

İZLENİMCİLİK, İZLENEBİLMEK, İZLETEBİLMEK, İZLEYEBİLMEK, İZOBİLATERAL, İZOTAKOFOREZ

11 harfli kelimeler

İZLEYİCİLİK, İZOMERLEŞME, İZZETİNEFİS, İZZETÜİKRAM, İZZETÜİKBAL, İZLENCELEME, İZLENEBİLME, İZLEŞTİRMEK, İZLETEBİLME, İZLETTİRMEK, İZLEYEBİLME, İZLEYİCİLER, İZOENZİMLER, İZOKROMOZOM, İZOPRENALİN, İZZETTİNKÖY

10 harfli kelimeler

İZANSIZLIK, İZİNSİZLİK, İZOMORFİZM, İZAZUİKRAM, İZALEİŞÜYU, İZGEGÖZLER, İZLEMCİLİK, İZLETİLMEK, İZLETTİRME, İZMİRİRİSİ, İZMİRLİLİK, İZODİNAMİK, İZOKALORİK, İZOKSUPRİN, İZOPRENOİT, İZOSTERİZM, İZZEDİNEVS, İZZETİNKÖY

9 harfli kelimeler

İZDÜŞÜREN, İZLENİMCİ, İZOLASYON, İZOMORFİK, İZANSIZCA, İZDÜŞÜREÇ, İZGEBİLİM, İZGEÇİZER, İZGEÖLÇER, İZGEÖLÇÜM, İZLENCECİ, İZOBARLAR, İZOEKOJEN, İZOFLAVON, İZOHİDRİK, İZOMERİZM, İZOMERLİK, İZOMETRİK, İZONİAZİD, İZOSENTEZ, İZOSTERİK, İZOTAKTİK, İZOTERMAL, İZOTONLAR, İZOTOPLAR, İZOZMATİK

8 harfli kelimeler

İZAFETEN, İZAFİLİK, İZAFİYET, İZBANDUT, İZİNNAME, İZLENMEK, İZLETMEK, İZLEYİCİ, İZMİHLAL, İZOLATÖR, İZOMERİK, İZOMETRİ, İZAHNAME, İZİBÜYÜK, İZİNNEME, İZLEKSEL, İZLEMSEL, İZMELECE, İZOENZİM, İZOGAMET, İZOGENİK, İZOGREFT, İZOİMMÜN, İZOLÖSİN, İZOMERAZ, İZOTONİK, İZZETİYE, İZZETTİN

7 harfli kelimeler

İZAFİYE, İZANSIZ, İZBELİK, İZCİLİK, İZDİHAM, İZDİVAÇ, İZİNSİZ, İZLEMEK, İZLENCE, İZLENİM, İZLENİŞ, İZLENME, İZLETME, İZLEYİŞ, İZMARİT, İZOHİPS, İZOMERİ, İZOMORF, İZOTERM, İZAĞNCI, İZBIRAK, İZBUDAK, İZBUDUN, İZDAHAM, İZDEMEK, İZDİRAB, İZDÜŞÜM, İZİNLİK, İZLEMCİ, İZLENEK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

İZAFET, İZAHAT, İZAHLI, İZANLI, İZBİRO, İZİNLİ, İZLEME, İZOBAR, İZOMER, İZOTOP, İZBENT, İZBOĞA, İZBÖRÜ, İZEDİN, İZERGE, İZIBAT, İZİRAP, İZMENT, İZMİRA, İZONİM, İZOTİP, İZOTON, İZOZİM, İZÜSTÜ, İZVENT

5 harfli kelimeler

İZABE, İZAFE, İZAFİ, İZALE, İZHAR, İZLEK, İZLEM, İZMİR, İZMİT, İZNİK, İZOLE, İZZET, İZAAN, İZBEK, İZBET, İZBİT, İZBUL, İZDEM, İZEDE, İZGÜL, İZGÜN, İZİAP, İZLEÇ, İZLEV, İZMED, İZMET, İZVET

4 harfli kelimeler

İZAH, İZAM, İZAN, İZAZ, İZBE, İZCİ, İZİN, İZAA, İZAÇ, İZEL, İZEM, İZGE, İZGÜ, İZME, İZOT, İZUR, İZVE

3 harfli kelimeler

İZA, İZE, İZN, İZO

2 harfli kelimeler

İZ

Bazı kelimelerin anlamları

İZ

Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.

İZMARİTGİLLER

Örnek hayvanı izmarit olan kemikli balıklar familyası. Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, etçil ya da otçul, bazıları er dişi olan, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan, 200 kadar türü bulunan bir familya. Kemikli balıklardan, ağızları belirgin olarak ileriye uzatılabilir özellikte, yan taraflarındaki dört köşeli siyah bir benekle özellik kazanmış bir familya, beyazgözlüler. (Sparidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acanthopterygii) alt-takımına giren bir familyası. Vücutları yüksektir. Etçil ya da otçuldurlar. Bazıları erdişidir. Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadenizde yaşarlar. 200 kadar türü vardır. İzmarit (Maena vulgaris), melanurya (Sparus melanurya), istrongilos (Smaris vulgaris), kupes (Boops boops), sarpa (B. salpa), ispari (Sargus annularis, sarı göz (S. salyieri), karagöz balığı (S. sargus), mercan balığı (Pagrus pagrus), kırma mercan (P. erythrinus), trança (P. ehrenbergii), mandagöz mercan balığı (Pagellus eentrodontus), sivri-burun karagöz (Charax puntazzo), sinagrit (Dentex vulgaris), çipura (Aurata aurata) iyi bilinirler.

İZLENİMCİLİK

Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm. Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması.

İZLEYEBİLMEK

İzleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

İZOTİYOSİYANAT

Sülfokarbimit olarak da bilinen, R-N=C=S şeklinde bileşik.

İZOPROTERENOL

Adrenalin gibi güçlü bronş genişletici etkili olan ancak damarlarda genişlemeye neden olan beta almaç uyarıcısı sentetik ilaç, izoprenalin.

İZLENCELERİNE

Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi.

İZLENEBİLMEK

İzlenme imkânı veya olasılığı bulunmak. İzlenmeye değer olmak.

İZOBİLATERAL

Bilâteral simetri durumu.

İZLENCELEYİCİ

Daha önce tanımlanmış görevleri yapacak nitelikte bilgisayar izlenceleri tasarlayıp yazan, bunları deneyerek, varsa yanlışlarını düzelten, gerekli belgelemeyle birlikte kullanıma hazır duruma getiren kişi. Özellikle bu işi uğraş edinmiş kişi.

İZOTAKOFOREZ

İyonik hareketliliklerinin değişik olmasına dayanan bir ayırma yöntemi. Elektroforezin değişik bir şekli. Burada ileri giden elektrolitin hareketliliği ayrılacak iyonlarda büyük, durdurucu elektrolitin ki ise küçüktür.

İZLEYİCİLİK

İzleyici olma durumu.

İZONİTROJENİK

Yemlerin protein bakımından dengelenmesi, eşitlenmesi. Protein bakımından eşit değere sahip diyetler.

İZLEYİCİÖLÇER

Bir televizyon almacına takılarak almacın kaç kez kullanıldığını, hangi oluğu, hangi izlenceleri izlediğini saptayan aygıt.

İZOELEKTRONİK

Kütle ve çekirdek yükü dışında birbirine çok benzeyen atomları tarif eder. Eşit sayıda elektrona sahip olan (O-2, F-, Ne gibi).

İZLETEBİLMEK

İzletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında İZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

ACIPAYAM

Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ACEZE

Âcizler.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ABDESTSİZLİK

Abdestsiz olma durumu.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AÇIKLAMA

Açıklamak işi, izah.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).