Kelimeler arşivi içinde; sonunda "imal" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu imal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında imal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde imal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İNFİNİTEZİMAL
NAZOLAKRİMAL
EPİDİDİMAL
PROKSİMAL, SUİSTİMAL
SUSTİMAL, LAKRİMAL, MAKSİMAL
İHTİMAL, EVCİMAL, EHDİMAL, OPTİMAL, MİNİMAL, İSTİMAL, DESİMAL
ŞİMAL, TİMAL
İMAL
İMAL
Ham maddeyi işleyip mal üretme. Yapım.
EPİDİDİMAL
Epididime ait olan.
MAKSİMAL
Azami. Maksimum.
OPTİMAL
En uygun.
LAKRİMAL
Gözyaşı kemiği bezesi.
PROKSİMAL
Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Yakınsal, organın gövdeye bağlanma noktasına yakın kısmı.
SUİSTİMAL
Görev, yetki vb.ni kötüye kullanma.
EVCİMAL
Ev işlerinde becerikli, çalışkan olan, derleyip toparlayan (kadın). Tutumlu.
EHDİMAL
Arapça kökenli ihtimâl: ihtimal; olabilir ki; mümkündür ki.
DESİMAL
Ondalık sistem.
NAZOLAKRİMAL
Burun ve gözyaşı kanallarıyla ilgili olan.
MİNİMAL
Minimum. Asgari.
İNFİNİTEZİMAL
Sonsuz küçük nicelikleri inceleyen (matematik kolu).
İHTİMAL
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık. Belki, ola ki.
SUSTİMAL
Arapça kökenli sû-i isti'mâl: suiistimal.
İSTİMAL
Kullanma.
Bu bölümde tanımı içerisinde İMAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANCACI
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.
MAKSİMUM
Azami. Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek olan (sınır), maksimal, azami.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
ÇEKTİRİCİ
Tekstil imalatında dokunmuş malzemeyi istenilen boy ve ene göre çektiren aracı çalıştıran işçi.
MAMUL
Yapılmış, işlenmiş, imal edilmiş (eşya, yiyecek).
KULLANMA
Kullanmak işi, istimal.
KUZEYLİ
Kuzey ülkeleri halkından olan (kimse), Şimalli. Türkiye'nin kuzeyinde bulunan illerden olan (kimse), Şimalli.
BELKİ
Olabilir ki, muhtemel olarak. Olsa olsa, ya . ya ..., ihtimal.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
BELKİLİ
Olasılı, muhtemel. Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî.
KUZEY
Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.
AZAMİ
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.
İMALATÇI
İmalat yapan kimse.
ÇATALLAŞMAK
İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.
KORKU
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
İMALATÇILIK
İmalatçının yaptığı iş.
İHTİYATEN
Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
KURUNTU
Yanlış ve yersiz düşünce, evham. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese.
KOŞAÇ
Ad cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki veya değil kelimesi.