İKİLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ikili" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. ikili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ikili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ikili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

İKİLİBİRLİ

8 harfli kelimeler

İKİLİKLİ

6 harfli kelimeler

İKİLİK, İKİLİM

5 harfli kelimeler

İKİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

İKİLİ

İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.

İKİLİK

İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu. Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, tefrika. Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık. Birlik notanın yarı süre değerindeki nota. İki kuruşluk gümüş akçe. İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen.

İKİLİM

K sayıl oyutu üzerindeki E, F doğrusal uzayları için ExF üzerinde tanımlı ve gerçek ya da karmaşık değerli B : ikidoğrusal biçimi, Anlamdaş. eşlek ikilimi.

İKİLİBİRLİ

Elma, armut, ceviz ve benzerleri şeylerin bir kilosunun, buğday, pirinç ve benzerleri şeylerin iki kilosuyla değiştirilmesi işlemi. İki pay birine, bir pay birine verilerek yapılan ortaklık.

İKİLİKLİ

Kuması olan kadın.

  -   -   -  

Anlamında İKİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İKİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

REASÜRANS

İkili sigorta.

FLORÜR

Florun başka bir elementle verdiği ikili birleşik.

ÇİFTE

İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

KONÇİNA

İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları.

PENCÜDÜ

Zarla oynanan oyunlarda zarların üst yüzünün birinin beşli, öbürünün ikili gelmesi, beş iki.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

OBELİSK

Dikili taş.

MEYVELİK

Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.

SABAHÇI

Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse. İkili öğretim yapan okullarda öğleden önce ders gören öğrenci, öğlenci karşıtı. Uyumadan sabahı bulan kimse.

KUKULETA

Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

ÖĞLENCİ

İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı.

ÇİFTLENMEK

İkili duruma getirilmek.

CİHARIDÜ

Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün ikili düşmesi.

DOLMEN

İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı.

GERÇEKLİK

Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

PİRAMİTÇİK

Eski Mısır piramitlerinde ve dikili taşlarında tepelik olarak yer alan küçük piramit.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.