İKİL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ikil" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. ikil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ikil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ikil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

İKİLKOŞULLU

10 harfli kelimeler

İKİLİBİRLİ

9 harfli kelimeler

İKİLENMEK, İKİLEŞMEK, İKİLETMEK, İKİLEMSİZ

8 harfli kelimeler

İKİLEMEK, İKİLENME, İKİLEŞME, İKİLETME, İKİLAMAK, İKİLEMLİ, İKİLEŞİK, İKİLEŞİM, İKİLEYİN, İKİLİKLİ

7 harfli kelimeler

İKİLEME, İKİLCİK, İKİLECİ

6 harfli kelimeler

İKİLEM, İKİLİK, İKİLEK, İKİLİM

5 harfli kelimeler

İKİLİ

4 harfli kelimeler

İKİL

Bazı kelimelerin anlamları

İKİL

İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. En küçük veri öğesi. Veri saklama sığası birimi. Bilgi ölçü birimi. Bazı dillerde bir şeyden iki tane anlatmak üzere kullanılan gramatikal isim veya fiil şekli, ki buna GRAMATİKAL İKİL (D. grammatical) de denir. Bundan başka, iki göz gibi aslında daima iki olan şeyleri anlatan ve DOĞAL İKİL (D. naturel) adını alan şekiller vardır. Bir de, konuşma arasında bahsi geçen iki şeyi anmak için "'her ikisi" anlamına kullanılan kelimeler var ki onlara da ORUNLAMALI İKİL (D. anaphorique) denir. Bunlardan başka, birinin adı söylenince ötekinin hatırlanması tabii iki şeyi anlatmak için kullanılan ve yalnız birinin adı ile yapılan ikillere EKSİLTİLİ İKİL (D. elliptique) derler.

İKİLEMLİ

İkilemi olan.

İKİLEYİN

ikinci olarak, ikinci defa, saniyen. Ondan sonra.

İKİLETME

İkiletmek işi.

İKİLETMEK

İkilemesine yol açmak.

İKİLEMSİZ

İkilemi olmayan.

İKİLENMEK

İkileme işi yapılmak.

İKİLKOŞULLU

Verdien p, q önermeleri için, doğruluk değerleri aşağıdaki çizelgeyle verilen ve p simgelerinden biriyle gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. eşdeğerlik.

İKİLEMEK

Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak. Tekrarlamak, yinelemek. Tarlayı iki kez sürmek.

İKİLAMAK

Mısırların, sebze fidelerinin diplerini ikinci kez doldurmak, çapalamak.

İKİLEŞİM

İki eşit parçaya ayrılmak üzere büyüme noktasından ikiye bölünerek dallanma, dikotomi.

İKİLİBİRLİ

Elma, armut, ceviz ve benzerleri şeylerin bir kilosunun, buğday, pirinç ve benzerleri şeylerin iki kilosuyla değiştirilmesi işlemi. İki pay birine, bir pay birine verilerek yapılan ortaklık.

İKİLEŞME

İkileşmek işi.

İKİLENME

İkilenmek işi.

İKİLEŞMEK

Sayısı ikiye çıkmak.

İKİLEŞİK

İkişer ikişer ayrılıp bölünen, dikotomik.

  -   -   -  

Anlamında İKİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

CİHARIDÜ

Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün ikili düşmesi.

DİKİLİ

Dikilmiş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

BET

Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

ÇIĞALANMAK

Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

ÇİFTLENMEK

İkili duruma getirilmek.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

ÇİFTE

İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

BÜZGÜLÜ

Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan.

ÇİFTLEMEK

Çift duruma getirmek, ikilemek. Dişi ile erkeği bir araya getirmek.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).