İçinde ZUL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zul" olan, toplam 103 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zul bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zul ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zul olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ARZULAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

ARZULAYABİLME

12 harfli kelimeler

BOZULABİLMEK, BOZULUVERMEK

11 harfli kelimeler

BUZULLAŞMAK, BENZULFURON, BOZULABİLME, BOZULUVERME, HUZULLANMAK, ÖNBUZULTAŞI, ZULUMKARLIH

10 harfli kelimeler

BUZULLAŞMA, KUZULAŞMAK, MEBZULİYET, ARZULANMAK, ARZULATMAK, BOZULAŞMAK, BOZULMAMAK, BUZULBİLİM, COZULAŞMAK, GUZULDAMAK, KARAKUZULU, KAVZULAMAK, KUZZULKURT

9 harfli kelimeler

ARZULAMAK, KUZULAMAK, KUZULAŞMA, ZULMETMEK, ARZULANMA, ARZULATMA, AZULANMAK, BOZULAMAK, BOZULAŞMA, BUZULAMAK, COZULAMAK, FEVZULLAH, FEYZULLAH, GUZULGURT, HAYAZULCU, HIFZULLAH, MAZULAMAK, MOZULAMAK, MUZULAMAK

8 harfli kelimeler

ARZULAMA, BOZULMAK, BUZULSUZ, KUZULAMA, TEVAZULU, ZULMETME, AKKUZULU, BENZULİT, BOZULACI, BUZULACI, KUZULACI, KUZULUCA, PUZULMAK, YOZULMAK, ZAVZULUK, ZULFİKAR, ZULUMLUG

7 harfli kelimeler

BOZULMA, BOZULUŞ, BUZULLU, KAZULET, KUZULUK, MEVZULU, NÜZULLÜ, ARZULAR, BAZULAK, BOZULUM, GURZULA, GUZULUH, GUZULUK, KOZULUK, KUZULCA, MAZULAK, UZULMAK, YOZULAK, ZULADAN, ZULAMAK, ZULBARA, ZULUMBA

6 harfli kelimeler

ARZULU, FUZULİ, KUZULU, MEBZUL, ZULMET, EZULUN, ZULFAR

5 harfli kelimeler

BUZUL, NÜZUL, ZULÜM, AZULU, BEZUL, NOZUL, ZULAK, ZULLA, ZULUF, ZULUM, ZULUP

4 harfli kelimeler

ZULA, ZULT

3 harfli kelimeler

ZUL

Bazı kelimelerin anlamları

ZUL

Başa bela. Alınyazısı.

KUZULAŞMAK

Kuzu gibi uysal ve zararsız duruma gelmek.

ARZULAYABİLME

Arzulayabilmek işi.

MEBZULİYET

Çokluk, bolluk.

BUZULLAŞMAK

Buzul durumuna gelmek.

BOZULABİLMEK

Bozulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOZULUVERMEK

Çabucak bozulmak.

ÖNBUZULTAŞI

Buzulların duralama döneminde, akıntı yönünde oluşmuş taş parçalarından bileşik yüzey ve dip morenleri yığını.

BOZULABİLME

Bozulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlân (bk. bozdurulabilme).

ARZULANMAK

İstenmek, kendisine istek duyulmak.

ARZULAYABİLMEK

Arzulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BENZULFURON

Beyaz sarı renkte, kokusuz, katı, suda pratik olarak çözünmeyen, sülfonilüre türevi bir madde.

HUZULLANMAK

Rahatlamak.

BOZULUVERME

Bozuluvermek işi.

BUZULLAŞMA

Buzul durumuna gelme. Geniş veya dar bir bölgenin buzullarla örtülmesi olayı.

ZULUMKARLIH

Arapça kökenli zulm: zülumkarlık; zalimlik.

  -   -   -  

Anlamında ZUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

BADANASIZ

Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

AYRIŞTIRMAK

Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ARIZALANMA

Arızalanmak işi, bozulma.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

ARZULAMA

Arzulamak durumu.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

ARIZALANMAK

Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

AKORTSUZLAŞMAK

Akordu bozulmak.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük