İçinde YİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yim" olan, toplam 93 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DEYİMLEŞTİRMEK, İÇBÜKEYİMSİLİK, KAYNARGÖZLEYİM

13 harfli kelimeler

DENEYİMSİZLİK

12 harfli kelimeler

DENEYİMCİLİK, SİNEYİMİLLET, DENEYİMLİLİK, EŞDEĞERLEYİM, İŞLEYİMLEŞME

11 harfli kelimeler

DEYİMLEŞMEK

10 harfli kelimeler

DENEYİMSİZ, İYİMSERLİK, MÜLAYİMLİK, GİYİMÇİZER, DENEYİMSEL, DÜZENLEYİM, ENGELLEYİM, İŞLEYİMSEL, ÖZALTDEYİM, YAPIGİYİMİ

9 harfli kelimeler

DENEYİMCİ, DENEYİMLİ, ERTELEYİM, EYİMSEMEK, GİYİMBAŞI, HÖRTLEYİM, YİMEKHANE, YİMELEMEK

8 harfli kelimeler

GİYİMEVİ, ALTDEYİM, ÇİĞNEYİM, DÜŞLEYİM, MÜDDEYİM, NEYNEYİM, TÜMLEYİM, YİMEKLİK, YİMLEMEK, YİMLİKÇİ, YİYİMSEL, YİYİMSİZ

7 harfli kelimeler

DENEYİM, GİYİMLİ, İŞLEYİM, İYİMSER, MÜLAYİM, YİYİMLİ, BİTİYİM, GÜLEYİM, KEYİMLİ, NİCİYİM, NİNEYİM, TEYYİME, YİMECÜK, YİMEKLİ, YİMELİK, YİMEYİM, YİYİMCİ, YİYİMEK

6 harfli kelimeler

AYİMAK, DAYİMA, DAYİMİ, EPİYİM, İYİMEK, UYİMAK, YİMANİ, YİMBEŞ, YİMECE, YİMECİ, YİMENİ, YİMETE, YİMLİK, YİMSEL

5 harfli kelimeler

DEYİM, GİYİM, YİYİM, CİYİM, DAYİM, GAYİM, GEYİM, KEYİM, SEYİM, SİYİM, YEYİM, YİMAK, YİMEK, YİMAH, YİMEZ, YİMİN, YİMİŞ

4 harfli kelimeler

EYİM, YİMİ, YİMA

3 harfli kelimeler

YİM

Bazı kelimelerin anlamları

YİM

Yem. Yün.

DENEYİMSİZ

Deneyimi olmayan, tecrübesiz.

DEYİMLEŞMEK

Deyim özelliği kazanmak.

KAYNARGÖZLEYİM

Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi.

SİNEYİMİLLET

Halk içi, halk kucağı.

GİYİMÇİZER

Bir modaevinde yeni ürünlerin oluşumunu ve yaratılmasını sağlayan kimse, stilist. Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü, stilist.

İŞLEYİMLEŞME

Ekonomisi daha çok tarımsal, hayvansal ve madensel işlenmemiş özdek ve ürünlerin üretim ve satımına dayalı bir ülkenin, çeşitli alanlarda işleyim çabalarına girişimi.

MÜLAYİMLİK

Mülayim olma durumu.

DENEYİMLİLİK

Deneyimli olma durumu.

DENEYİMCİLİK

Deneyimci olma durumu.

İYİMSERLİK

Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliği, nikbinlik, optimizm. İnsanlığın ilerlemesine, bütün durum ve şartların iyiye gideceğine inanan öğretilerin genel adı, optimizm. Her şeyi en iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşü, nikbinlik, optimizm.

DENEYİMSİZLİK

Deneyimsiz olma durumu, tecrübesizlik.

DEYİMLEŞTİRMEK

Deyim durumuna getirmek, deyim özelliği kazandırmak.

İÇBÜKEYİMSİLİK

İçbükeyimsi özeliğinin sağlanması, kuvazi içbükeylik.

EŞDEĞERLEYİM

Oylumu bilinen bir çözeltinin derişimini bulmak için, derişimi belli bir çözeltiyi ölçerek ona ekleyip, tepkimenin bitim noktasını, uygun bir belirtecin renk değişimiyle ya da elektriksel yöntemlerle saptama.

DENEYİMSEL

Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin.

  -   -   -  

Anlamında YİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

BİTİRİM

Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).

BAŞHOSTES

Hosteslerin en deneyimlisi.

BAĞDAT

"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

AMPİR

Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.

AMENAJMAN

Düzenleyim.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

ARGO

Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BONMARŞE

İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

ARKAİK

Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük