İçinde YELİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yelik" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yelik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yelik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yelik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

RAMAZANİYELİK

12 harfli kelimeler

MÜREBBİYELİK

11 harfli kelimeler

BELEDİYELİK, BİTEVİYELİK, İFTARİYELİK, SANDALYELİK, ŞANSÖLYELİK, EVLADİYELİK

10 harfli kelimeler

KRUPİYELİK, PALMİYELİK, PESPAYELİK, ŞEMSİYELİK, ŞÖVALYELİK, KAVALYELİK

9 harfli kelimeler

CARİYELİK, HAFİYELİK, HEDİYELİK, SANİYELİK

8 harfli kelimeler

KURYELİK, MİDYELİK, SEDYELİK, AMİYELİK, YELİKCEN, YELİKGEN, YELİKKEN, YELİKMEK

7 harfli kelimeler

HEYELİK, SEYELİK, YİYELİK

6 harfli kelimeler

İYELİK, ÜYELİK

5 harfli kelimeler

YELİK

Bazı kelimelerin anlamları

YELİK

Oyunda ebe. Yelici, çok koşan.

PALMİYELİK

Palmiyesi çok olan yer.

SANDALYELİK

Sandalyeden zedelenmemesi için duvara çakılan ince uzun tahta kaplama. Sandalye yapmaya elverişli olan (ağaç).

RAMAZANİYELİK

Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyecekler.

PESPAYELİK

Alçaklık, soysuzluk.

ŞÖVALYELİK

Şövalye olma durumu. Gereğinden çok yüreklilik, atılganlık gösterme durumu. Şövalyenin bağlı olduğu derebeylik kurumu.

KAVALYELİK

Kadına dansta veya bir toplantıda eşlik etme.

EVLADİYELİK

Uzun yıllar eskimeden kalacak kadar dayanıklı (eşya).

BELEDİYELİK

Belediye olma durumu. Belediyeyle ilgili.

CARİYELİK

Cariye olma durumu.

BİTEVİYELİK

Tekdüzelik.

KRUPİYELİK

Krupiyenin işi.

MÜREBBİYELİK

Mürebbiye olma durumu. Mürebbiyenin görevi.

ŞEMSİYELİK

Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.

ŞANSÖLYELİK

Şansölye olma durumu.

İFTARİYELİK

Ramazanda iftar açmak için ilk ağızda yenilecek ve içileceklerin tümü.

  -   -   -  

Anlamında YELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİGMA

Bakteri RNA polimerazının bir alt birimi. Süngerlerde bulunan C şeklindeki ya da S şeklindeki iğneler. 0.001 saniyelik zaman birimi. 4.Standart sapma işareti.

İYELENMEK

Bir mal üzerindeki kullanma ve iyelik hakkı.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

MÜLKİYYET

iyelik. -i muhâfaza kaydı: iyeliği saklı tutma yazgısı. -in nakli: iyeliğin geçirilmesi.

TUTSULUK

Tutsu yapan kişinin yazılı bildirimi ile yapılan ölüme bağlı iyelik niteliğine giren kullanım türlerinden biri.

KENDİ

İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

TEKDÜZELİK

Tekdüze olma durumu, yeknesaklık, biteviyelik, monotonluk.

ONURSAL

Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan).

BİRLEŞTİRİM

Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması. Parçaları birleşik bir bütün durumuna getirme süreci.

KOŞULLULUK

Özellikle Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası tarafından verilen kredilerin veya uluslararası yardım kuruluşları tarafından yapılan yardım veya bağışların serbest bırakılması için alıcı ülkenin yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler. Avrupa Birliği gibi iktisadi birlik veya kurumlara tam üye olmak üzere başvuran aday ülkelerin üyelik öncesinde yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüklere ilişkin ilke.

DAHA

Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

YERYAZIM

Bir ülkede toprakların yerlerini, iyeliklerini ve vergi değerlerini devlet eliyle belirleme işi. Taşınmaz malların korumlarını, sınırlarını, alanını, değerini belirleyip bir tasar üzerinde gösterme eylemi. Bu işle uğrayan bilim dalı, uğraşı.

ÇEKİMLEMEK

Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek. Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek.

ATINTI

İki tarlanın sınırını belirten toprak yığını. Çift sürerken dönüm başında öküzlerin döndüğü yer. Rüzgârla bir çukura yığılan kar. Gelin çeyizi kesilirken akrabalara alınan hediyelik giysiler.

DÜRÜLÜK

Hediyelik, düğün hediyesi olacak (kumaş).

MAYSTERZİNGER

Şövalyelik devrinde belli başlı ailelerden yetişen ve şatolarda vakit geçiren lirik şairlere Almancada verilen ad. Şövalyelik çağında belli başlı ailelerden yetişen ve şatoda vakit geçiren içsel ozanlara Almanya'da verilen ad.

SAHİPLİK

Sahip olma durumu. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu, iyelik, mülkiyet.

ALÇAKLIK

Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük