İçinde YANGI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yangı" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yangı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yangı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yangı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YANGIRDATMAK

11 harfli kelimeler

YANGILANMAK, YANGINALAYI, YANGINCILIK, YANGIRDAMAK

10 harfli kelimeler

YANGILANMA

9 harfli kelimeler

DAYANGILI, GALYANGIÇ, YANGILMAH, YANGINLIK

8 harfli kelimeler

YANGINCI, YANGISIZ, YANGIBOZ, YANGINLI, YANGISAL

7 harfli kelimeler

YANGILI, DAYANGI, YANGIRI

6 harfli kelimeler

YANGIN, YANGIÇ, YANGIL, YANGIR, YANGIŞ

5 harfli kelimeler

YANGI

Bazı kelimelerin anlamları

YANGI

Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

YANGIRDATMAK

Yüksek sesle okumak, konuşmak.

YANGISIZ

Yangısı olmayan, iltihapsız.

YANGINLIK

Sevi. Sevimli. Tandırlarda mitilin altına konulan birinci örtü.

YANGILMAH

Yanılmak.

YANGILANMAK

Bir doku veya bir organda iltihap oluşmak, iltihaplanmak.

YANGINCI

İtfaiyeci.

YANGISAL

Yangıyla ilgili, yangılı.

YANGINLI

Büyük bir kaza yüzünden üzüntülü, yaslı.

YANGILANMA

Yangılanmak işi, iltihaplanma.

YANGINALAYI

Saksıda yetişen, kırmızı renkli çiçeği boru biçiminde olan bir bitki. Sıraya dizilip ip atlama (çocuk oyunu).

YANGIBOZ

Kötü, kaba, aksi.

DAYANGILI

Dayanıklı, sert, metin, sağlam.

YANGIRDAMAK

Çok söylemek, söylenmek.

YANGINCILIK

İtfaiyecilik.

GALYANGIÇ

Arabalarda arka dingili birbirine bağlıyan ve başı özeğe çivili üç köşeli ağaç. Nargile. Salıncak.

  -   -   -  

Anlamında YANGI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YANGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İLTİHAPLANMA

Yangılanma.

FLEBİT

Toplardamarlarda iç zar yangısı.

İLTİHAPLANMAK

Yangılanmak.

İLTİHAPSIZ

Yangısız.

KÖŞKLÜ

Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.

GASTRİT

Midedeki yangı.

KUNDAKÇI

Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.

ÇAMURLAMA

Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.

KOLİT

Kalın bağırsak yangısı.

İTFAİYECİ

Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.

İTFAİYECİLİK

İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.

ADENİT

Ak kan bezi yangısı.

İTFAİYE

Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

İLTİHAPLI

Yangılı.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

İLTİHABİ

İltihabı olan, yangılı, iltihaplı.

İLTİHAP

Yangı.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük