İçinde VERA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vera" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vera bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vera ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vera olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PERSEVERASYON

11 harfli kelimeler

DEVERANIDEM

9 harfli kelimeler

VERAPAMİL

8 harfli kelimeler

REVERANS, EVERAĞAR

7 harfli kelimeler

DEVERAN, FEVERAN, VERANDA, VERASET

6 harfli kelimeler

AVERAJ, MAVERA, VERANE

5 harfli kelimeler

VERAL, VERAM, VERAN, VERAŞ

4 harfli kelimeler

VERA

Bazı kelimelerin anlamları

VERA

Durmadan. Gerçek, hakiki.

FEVERAN

Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.

VERAPAMİL

Fenilalkilamin türevi kalsiyum antagonisti ilaç.

DEVERAN

Dolaşım, dönme. Kan dolaşımı.

PERSEVERASYON

Başlangıçtaki uyartının bitmesinden sonra cevabın devam etmesi.

VERANE

Virane. Virane, yıkık, köhne.

MAVERA

Öte. Görülen âlemin ötesi.

VERANDA

Camlı taraça. Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon.

EVERAĞAR

Tezcanlı, ivecen.

VERAN

İyesiz ev. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için. Viran, eski.

DEVERANIDEM

Kan dolaşımı.

VERAL

"Ver ve al" anlamında kullanılan bir isim".

VERAM

Değilmiki, mademki.

REVERANS

Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılmış olan hareket.

VERASET

Kalıtım. Mirasta hak sahibi olma.

AVERAJ

Ortalama. Sayı farkı.

  -   -   -  

Anlamında VERA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VERA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FERAS

Veraset - ferasini :verasetini.

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

ÖTE

Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera. Bulunulan yere göre karşı yanda olan. Daha fazla, çok. Bir şeyin arkadan gelen bölümü. Dış.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

SARISABIR

Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi, azvay (Aloe vera). Bu bitkinin etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımtırak esmer renkli, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir madde.

SİNİRLENMEK

Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.

BUNGALOV

Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.

AKÇÖPLEME

Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).

ORTALAMA

Ortalamak işi. Yaklaşık olarak. İki veya ikiden fazla sayının toplamının toplanan sayıların adedine bölünmesiyle elde edilen (sayı), vasati, averaj. (o'rtalama) Orta yerinden.

VERESET

Arapça kökenli virâset: veraset.

BURKAZANLIK

Fitnelik, dalaveracılık, fesatlık, laf taşıma: Burğazanlık edip de işi karıştırma.

YÜĞRÜŞTÜRMEK

Deveran ettirmek, koşuşturmak.