İçinde ULUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uluk" olan, toplam 443 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uluk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uluk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uluk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KONFEKSİYONCULUK

15 harfli kelimeler

KOLEKSİYONCULUK, TELEVİZYONCULUK

14 harfli kelimeler

GECEKONDUCULUK, KAPALITOPLULUK, KASTAMONULULUK, ORDULUKARADERE

13 harfli kelimeler

AKVARYUMCULUK, BAŞDEKORCULUK, DEDİKODUCULUK, PANSİYONCULUK, PANTOLONCULUK, REVİZYONCULUK, TASARRUFÇULUK, UYUŞTURUCULUK, VOLEYBOLCULUK, BAŞAKORTÇULUK, BİRDUYUMCULUK, ÇAMURLUKÇULUK, EPİKUROSÇULUK, GARDIROPÇULUK, İSTANBULLULUK, KOMİSYONCULUK, LAHMACUNCULUK, MADALYONCULUK, MOTOKROSÇULUK, SAKSAFONCULUK, TEKBOYUTLULUK

12 harfli kelimeler

ANTREPOCULUK, BAŞOYUNCULUK, BUTAFORCULUK, ÇAPAÇULCULUK, ÇİMENTOCULUK, DOKUZUNCULUK, FOLKLORCULUK, HENTBOLCULUK, İSPİYONCULUK, KAMBİYOCULUK, KAPAROZCULUK, OTOSTOPÇULUK, PİYANGOCULUK, RANDEVUCULUK, SENARYOCULUK, STATÜKOCULUK, TELEFONCULUK, TİYATROCULUK, UYDURUKÇULUK, VAROLUŞÇULUK, AÇIKTOPLULUK, ARABULUCULUK, BABASOYLULUK, BAYBURTLULUK, BEYZBOLCULUK, BİLARDOCULUK, BUĞULUKAYNAK, DOĞURTUCULUK, DÜMREKULUKÖY, EFLATUNCULUK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

ABAJURCULUK, ANAFORCULUK, ARİSTOCULUK, BASTONCULUK, BONBONCULUK, BONCUKÇULUK, BOYKOTÇULUK, BOZGUNCULUK, BULGURCULUK, BUYRUKÇULUK, DOKUYUCULUK, DOLMUŞÇULUK, DOYURUCULUK, DÜELLOCULUK, FAYTONCULUK, FUTBOLCULUK, GAZİNOCULUK, GONDOLCULUK, GOYGOYCULUK, KALBURCULUK, KAMYONCULUK, KARPUZCULUK, KOLTUKÇULUK, KOMPLOCULUK, KORUYUCULUK, KOVBOYCULUK, KURŞUNCULUK, MARPUÇÇULUK, MEFHUMCULUK, MEKTUPÇULUK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AFSUNCULUK, BAVULCULUK, BETONCULUK, ÇOCUKSULUK, ÇUBUKÇULUK, DAVULCULUK, DEKORCULUK, DOĞRUCULUK, DOYUMLULUK, DUYGULULUK, DUYUMCULUK, EGZOZCULUK, GAZOZCULUK, HANUTÇULUK, HUKUKÇULUK, JETONCULUK, KABLOCULUK, KADROCULUK, KANTOCULUK, KANUNCULUK, KARGOCULUK, KONUKÇULUK, KOPUZCULUK, KOYUNCULUK, KRİKOCULUK, KURGUCULUK, KUSURLULUK, KUŞKUCULUK, KUYUMCULUK, LİMONCULUK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ATOMCULUK, BORÇLULUK, BORUCULUK, BULUCULUK, DEPOCULUK, EBRUCULUK, EROSÇULUK, FORTÇULUK, KORUCULUK, KOŞUCULUK, KURUCULUK, KUTUCULUK, KUYUCULUK, MAYOCULUK, ODUNCULUK, OLGUCULUK, OLUMLULUK, ONUNCULUK, OROSPULUK, OYUNCULUK, PİKOCULUK, REPOCULUK, SAGUCULUK, SPORCULUK, STOKÇULUK, SULHÇULUK, SUNUCULUK, ŞUURLULUK, TOSTÇULUK, TUTUCULUK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BUZCULUK, ÇOKÇULUK, DOĞRULUK, DUTÇULUK, HAVLULUK, KOLCULUK, KOMŞULUK, KORKULUK, KOVCULUK, KUMCULUK, KUŞÇULUK, KUTLULUK, KUYTULUK, MAOCULUK, MEŞRULUK, MUŞTULUK, MUTÇULUK, MUTLULUK, ORGCULUK, PULCULUK, SOLCULUK, SOYLULUK, SUÇLULUK, TOPÇULUK, TOPLULUK, TURŞULUK, TUZCULUK, TUZLULUK, UÇUCULUK, ULUKIŞLA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DOLULUK, DURULUK, KORULUK, KOYULUK, KURULUK, KUZULUK, OKÇULUK, OYCULUK, PUSULUK, SOFULUK, SUCULUK, SULULUK, UĞRULUK, UNCULUK, USÇULUK, USLULUK, UYDULUK, UYKULUK, BATULUK, CILULUK, CULUKLU, ÇOMULUK, DOĞULUK, DUTULUK, GURULUK, GUZULUK, KONULUK, KOŞULUK, KOZULUK, KUDULUK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ULULUK, OKULUK, UÇULUK, ULUKAN, ULUKIR, ULUKÖY, ULUKUŞ, ULUKUT, USULUK

5 harfli kelimeler

DULUK, SULUK, TULUK, CULUK, GULUK, KULUK, MULUK, YULUK

4 harfli kelimeler

ULUK

Bazı kelimelerin anlamları

ULUK

Miskin, tembel, pasaklı: Kızım sende bu ulukluk varken satılamazsın. İnce, narin, hastalıklı. Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş. Çürük, işe yaramaz, bozuk. Emsiz, ilaçsız. Aptal. Düzensiz, dağınık kimse. Uyuşuk, ağırcanlı. Yaşlı veya uyuz, büyük köpek. Halk dilinde Atın omuz başı.

DEDİKODUCULUK

Dedikoducu olma durumu, kovculuk, gıybetçilik, dilleklik.

AKVARYUMCULUK

Akvaryumcunun yaptığı iş.

KONFEKSİYONCULUK

Konfeksiyoncunun yaptığı iş.

KASTAMONULULUK

Kastamonulu olma durumu.

BAŞDEKORCULUK

Başdekorcu olma durumu. Başdekorcunun yaptığı iş.

REVİZYONCULUK

Bir öğretinin, bir anayasanın, bir antlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi için savaşan kimse veya yeniden gözden geçirmeyi gerektiren görüş, revizyonizm.

TELEVİZYONCULUK

Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.

PANSİYONCULUK

Pansiyon sahibi olma durumu. Pansiyon işletme işi.

ORDULUKARADERE

Düzce ili, Cumayeri ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

KOLEKSİYONCULUK

Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.

GECEKONDUCULUK

Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.

UYUŞTURUCULUK

Uyuşturucu olma durumu.

PANTOLONCULUK

Pantoloncunun işi.

KAPALITOPLULUK

İşyeri, küçük küme ve örgüt gibi yersel ya da ilişki ağı bakımından sınırlı ve dar kapsamlı araştırma evreni, bk. açıktopluluk.

TASARRUFÇULUK

Birikimcilik.

  -   -   -  

Anlamında ULUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABSTRAKSİYONİZM

Soyutçuluk.

AHENKLİLİK

Ahenkli olma durumu, uyumluluk.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

ANSAMBL

Topluluk.

ARILAR

Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.

AKORT

Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ANLATIMCILIK

Dışa vurumculuk.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.