İçinde TO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "to" olan, toplam 4013 tane kelime bulunuyor. İçerisinde to bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu to ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında to olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TOPLUMSALLAŞTIRMA, TOPLUMMERKEZCİLİK, DAKRİYOSİSTOGRAFİ, FOTOFOSFORİLASYON, FOTOSENSİTİZASYON, GASTROKOLONOSTOMİ, HEMATOPORFİRİNÜRİ, KRİPTOSPORİDİOZİS, MİTOKONDROKUPREİN, OTOMATİKLEŞTİRMEK, SEFALOTORAKOPAGUS, TOPRAKKAZANGİLLER, YEYENUYEYENOSTOMİ

16 harfli kelimeler

ARİSTOTELESÇİLİK, ANCYLOSTOMATİDAE, BAKTERİYOTOKSEMİ, DESULFOTOMACULUM, DİVERTİKÜLEKTOMİ, ECHİNOSTOMATİDAE, EKSTRAPERİTONEAL, ELEKTROFOTOMETRE, ENTEROTOKSİJENİK, FOSFOFRUKTOKİNAZ, FOTOPERİYODİKLİK, FOTOPOLİMERLEŞME, FOTOREAKTİVASYON, GNATHOSTOMATİDAE, GRANÜLOSİTOPENİK, HEMANJİYOBLASTOM, HİPERKALSİTONEMİ, HİYOVERTEBROTOMİ, İHTİYOHEMOTOKSİN, LEPTOMENİNGOPATİ, LÖKOSİTOZOONOZİS, MEGAKARYOSİTOZİS, METİLTESTOSTERON, METROPERİTONİTİS, MİKROGAMETOBLAST, MİKROGAMETOGENEZ, MONOTONLAŞTIRMAK, NÖROFİBROMATOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS, ORNİTOBAKTERİYOZ, Devamını Oku »»

15 harfli kelimeler

İMPARATORİÇELİK, MOLOTOFKOKTEYLİ, TOPLUMLAŞTIRMAK, TOPLUMSALLAŞMAK, TOPRAKLANDIRMAK, AGRANÜLOSİTOZİS, AKANTOSEFALOZİS, ANDROMETODOKSİN, ANJİYOKERATOZİS, ARİTENOİDEKTOMİ, BAKTERİYOTOKSİN, BARTONELLİYAZİS, CERATOPOGONİDAE, DERMATOFİBROZİS, DİOCTOPHYMOİDEA, DİPLOSTOMATİDAE, EKSİTOTOKSİTİTE, EKTOPARAZİTİSİT, ENCEPHALİTOZOON, ENDOPERİTONİTİS, ENTEROPATOJENİK, EPİDERMOFİTOZİS, ERİTROBLASTOZİS, FEOKROMOBLASTOM, FİTOÖSTROJENLER, FİTOTRİKOBEZOAR, FİZOHEMATOMETRA, FOTOELEKTRİKLİK, FOTOFABRİKASYON, FOTOHİYALOGRAFİ, Devamını Oku »»

14 harfli kelimeler

DİYALEKTOLOJİK, OTOMATİKLEŞMEK, PSİKOPATOLOJİK, SİNEMATOGRAFİK, TİROKALSİTONİN, TOLERANSSIZLIK, TOMURCUKLANMAK, TOPAKLAŞTIRMAK, TOPLUMLAŞTIRMA, TOPLUMSALLAŞMA, TOPRAKLANDIRMA, TOPLUMMERKEZCİ, ADATOPRAKPINAR, AFLATOKSİKOZİS, AMETOCİSİMCİĞİ, ANCYLOSTOMİDAE, ANEVRİZMEKTOMİ, ANKİLOSTOMATİK, ANKİLOSTOMOZİS, ASETOBAKTERLER, BETONLAŞTIRMAK, BLASTOKONİDYUM, BLEPHAROPTOSİS, DEFERENTEKTOMİ, DERMATOBİYOZİS, DERMATOFİTOZİS, DERMATOMİKOZİS, DERMATOMİYAZİS, DERMATOMİYOTOM, DİOCTOPHYMİDAE, Devamını Oku »»

13 harfli kelimeler

ARİSTOKRATLIK, ARİSTOTELESÇİ, ÇİMENTOLANMAK, ÇİMENTOLATMAK, DİFTONGLAŞMAK, DİYALEKTOLOJİ, FİTOPATOLOJİK, FOTOĞRAFÇILIK, FOTOĞRAFLAMAK, FOTOLİTOGRAFİ, HELMİNTOLOJİK, MONOTONLAŞMAK, OTOBİYOGRAFİK, OTOMATİKLEŞME, OTOMOBİLCİLİK, PALEONTOLOJİK, PANTOLONCULUK, PARAZİTOLOJİK, PSİKOPATOLOJİ, SİNEMATOGRAFİ, TELEFOTOGRAFİ, TOMURCUKLANMA, TRAVMATOLOJİK, ADOLFAKTORYUM, ADRENALEKTOMİ, AGRANULOSİTOZ, AKANTOKERATOZ, AKANTOSEFALAN, AKANTOSEFALOZ, AKANTOSEFALÖZ, Devamını Oku »»

12 harfli kelimeler

APPASSİONATO, ARİSTOKRATİK, ÇİMENTOCULUK, ÇİMENTOLAMAK, ÇİMENTOLANMA, ÇİMENTOLATMA, DERMATOLOJİK, DİFTONGLAŞMA, DİYABETOLOJİ, DİYALEKTOLOG, EKSTRASİSTOL, ELEKTROMOTOR, ENTOMOLOJİST, FİTOCOĞRAFYA, FİTOPATOLOJİ, FOTOELEKTRİK, FOTOĞRAFHANE, FOTOĞRAFLAMA, HELMİNTOLOJİ, İMPARATORİÇE, İMPARATORLUK, LİTOGRAFYACI, MANYETOMETRE, MONOTONLAŞMA, NEOPLATONİZM, OROSTOPOLLUK, OTOBİYOGRAFİ, OTOPARKÇILIK, OTOSTOPÇULUK, PALEONTOLOJİ, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

AKROMATOPSİ, ARİSTOCULUK, ARİSTOKRASİ, BASTONCULUK, BETONLAŞMAK, ÇİMENTOLAMA, DEONTOLOJİK, DERMATOLOJİ, DİLATOMETRE, DİYABETOLOG, ENTOMOLOJİK, ESKATOLOGYA, ESPERANTOCU, FAYTONCULUK, FOTOMEKANİK, FOTOTAKTİZM, FOTOTROPİZM, HEMATOLOJİK, HEPATOLOJİK, KALANTORLUK, KARTOGRAFİK, KARTOGRAFYA, KARTONLAMAK, KARTONPİYER, KLİMATOLOJİ, KOMPOSTOLUK, KREMATORYUM, KRİPTOLOJİK, KURÇATOVYUM, METODOLOJİK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AKIMTOPLAR, ALLEGRETTO, ANTİTOKSİK, ANTİTOKSİN, ARİSTOKRAT, AŞIRAMENTO, AZOTOMETRE, BETONCULUK, DEONTOLOJİ, DERMATOLOG, DOKTORASIZ, ENTOMOLOJİ, FOTOĞRAFÇI, FOTOKİNEZİ, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, FOTOSENTEZ, FOTOTERAPİ, HEKTOLİTRE, HEKTOMETRE, HEMATOLOJİ, HİSTOLOJİK, İSKONTOSUZ, İSPİRTOLUK, JETONCULUK, KANTOCULUK, KARTOGRAFİ, KLEPTOMANİ, KLİMATOLOG, KONKORDATO, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ANATOMİCİ, ANATOMİST, ANTİKATOT, ANTOLOJİK, ATOMCULUK, BADMİNTON, BASTONSUZ, BATONSALE, BETONARME, BETONİYER, ÇARLİSTON, ÇİMENTOCU, ÇİMENTOLU, DALTONİZM, DAVULTOZU, DOKTORALI, DOKTORLUK, EKVATORAL, ESPERANTO, FAGOSİTOZ, FOTOFİNİŞ, FOTOJENİK, FOTOKİMYA, FOTOMETRE, FOTOMETRİ, FOTOMODEL, FOTOROMAN, FOTOTAKSİ, HEKTOGRAM, HEMATOLOG, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ALTINTOP, ANATOMİK, ANTOLOJİ, ARİSTOCU, ASİMPTOT, BASTONCU, BASTONLU, DEPOZİTO, DİYASTOL, DİYATOME, EKTODERM, ETOKRASİ, ETOLOJİK, FAYTONCU, FOTOAKIM, FOTOĞRAF, FOTOKOPİ, FOTOSFER, FOTOSKOP, FOTOŞİMİ, KALANTOR, KAMİNETO, KANTONİT, KAPİTONE, KARTONCU, KARTOTEK, KLİTORİS, KOMPOSTO, KONÇERTO, KONSULTO, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AGİTATO, AĞUSTOS, ANATOMİ, ANİMATO, BARİTON, BETONCU, BİYOTOP, ÇİMENTO, DİFTONG, DOKTORA, EKVATOR, ETOLOJİ, FİSTOLU, FOTOJEN, FOTOTEK, FRUKTOZ, GROSTON, HOTANTO, HOTOZLU, İSKARTO, İSKONTO, İSPİRTO, JETONCU, KANTOCU, KATOLİK, KAYARTO, KİLOTON, KRİPTON, LETONCA, MANTOLU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AMİTOZ, ARTOVA, ASETON, ATOMAL, ATOMCU, ATOMİK, ATONAL, AVİSTO, BASTON, DERTOP, DETONE, DOKTOR, DUETTO, ESTOMP, ETOBUR, FANTOM, FAYTON, FİLETO, İZOTOP, KANTON, KARTON, KASTOR, KRETON, KRİPTO, LAKTOZ, LEGATO, MALTOZ, MASTOR, MENTOL, NEVTON, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AFTOS, BETON, BUTON, FİSTO, GETTO, GUSTO, HOTOZ, İSTOP, JETON, KANTO, KATOT, KETON, KOTON, LENTO, MANTO, METOT, MİTOS, MORTO, MOTOR, ORTOZ, PALTO, PİTON, PLATO, PORTO, PUNTO, ROSTO, SALTO, SİRTO, ŞİNTO, TOHUM, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ALTO, ATOL, ATOM, ETOL, FOTO, GATO, NATO, STOK, STOP, STOR, ŞATO, TOHT, TOKA, TOPU, TOST, TOTO, VETO, AUTO, EKTO, FATO, FİTO, HUTO, İTOĞ, KETO, KITO, KOTO, LATO, ORTO, ÖTON, PATO, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

TOK, TOL, TON, TOP, TOR, TOS, TOY, TOZ, İTO, TOÇ, TOF, TOĞ, TOH, TOM, TOŞ, TOT

2 harfli kelimeler

TO

Bazı kelimelerin anlamları

TO

Hayır anlamında olumsuzluk belirtir. İlik (kemikteki). Te o.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

OTOMATİKLEŞTİRMEK

Otomatikleşme işini yaptırmak.

TOPRAKKAZANGİLLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.

ANCYLOSTOMATİDAE

Kancalı kurtlar.

SEFALOTORAKOPAGUS

Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.

HEMATOPORFİRİNÜRİ

Eritropoetik protoporfiri.

MİTOKONDROKUPREİN

Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.

KRİPTOSPORİDİOZİS

Cryptosporidium cinsi protozoonların buzağı, kuzu, oğlak ve domuz yavruları gibi genç hayvanlarda oluşturduğu sindirim sistemi bozukluğu. Sığır yetiştiriciliği yapan insanlarda geçici ishal, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde şiddetli ishal, kilo kaybı, ateş, karın ağrısı, seyrek olarak solunum sistemi bozukluklarına neden olan enfeksiyon.

FOTOFOSFORİLASYON

Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.

YEYENUYEYENOSTOMİ

Boş bağırsağın bir kısmının ameliyatla çıkarılması ve iki boş bağırsak ucunun birbirine dikilmesi.

GASTROKOLONOSTOMİ

Mideyle kolon arasında ameliyatla anastomoz yapılması.

TOPLUMMERKEZCİLİK

İnsanın kendisini evrenin merkezi sayma görüşü, toplumiçincilik.

DAKRİYOSİSTOGRAFİ

Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.

TOPLUMSALLAŞTIRMA

Bazı imkânlardan, kuruluşlardan toplumun yararlanmasını sağlama, toplum hizmetine koyma, sosyalizasyon. Toplumun değer yargılarına uygun duruma getirme, sosyalizasyon.

FOTOSENSİTİZASYON

Işığa duyarlılık, derinin ışığa karşı hassasiyet gösterme hâli. Canlı, kimyasal madde ve benzeri şeyleri ışığa karşı duyarlı kılma.

  -   -   -  

Anlamında TO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük