İçinde TÜS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tüs" olan, toplam 52 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tüs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tüs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tüs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TABİATÜSTÜCÜLÜK

13 harfli kelimeler

GÜRÜLTÜSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

GÜRÜLTÜSÜZCE, KAKTÜSGİLLER, TABİATÜSTÜCÜ, KONSTİTÜSYON, SUBSTİTÜSYON, TÜSKÜRELEMEK

11 harfli kelimeler

BEŞİKÖRTÜSÜ, RESTİTÜSYON, SALATÜSELAM, GÜMBÜRTÜSÜZ, KONSTİTÜSYO

10 harfli kelimeler

GÜRÜLTÜSÜZ, PROSPEKTÜS, TABİATÜSTÜ, ÜRKÜNTÜSÜZ, ANTİTÜSSİF, BÖLÜNTÜSÜZ, DÖKÜNTÜSÜZ, GÖRÜNTÜSEL, TÜSSÜLEMEK

9 harfli kelimeler

ENFARKTÜS, ÜZÜNTÜSÜZ, İNFARKTÜS, OKALİPTÜS, SAYATÜSTÜ, TÜSKÜRMEK

8 harfli kelimeler

SIRTÜSTÜ, GOTÜSARI

7 harfli kelimeler

ÖRTÜSÜZ, HABİTÜS, TELETÜS, TÜSGÜNE, TÜSKÜRE, TÜSKÜRİ, TÜSKÜRÜ, ÜSTÜSTE

6 harfli kelimeler

KAKTÜS, ÜTÜSÜZ, ALTÜST, TÜSMEK, TÜSPÜR

5 harfli kelimeler

FETÜS, ALTÜS, TÜSDÜ, TÜSGÜ, TÜSKÜ, TÜSSİ, TÜSSÜ, TÜSTÜ

3 harfli kelimeler

TÜS

Bazı kelimelerin anlamları

TÜS

Renk : Bu atın tüsü aldır.

TABİATÜSTÜCÜLÜK

Doğaüstücülük.

GÜMBÜRTÜSÜZ

Gümbürtüsü olmayan.

RESTİTÜSYON

Yeniden tasarımlama.

TABİATÜSTÜCÜ

Doğaüstücü.

BEŞİKÖRTÜSÜ

İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı.

SUBSTİTÜSYON

Yerine koyma, ikame.

GÜRÜLTÜSÜZCE

Gürültüsüz bir biçimde.

KONSTİTÜSYON

Bünye.

TÜSKÜRELEMEK

Rendelemek.

KAKTÜSGİLLER

İki çelenklilerden, sıcak ve kurak ülkelerde yetişen, gövdesi, yaprakları etli ve dikenli bir bitki familyası, atlas çiçeğigiller.

GÜRÜLTÜSÜZLÜK

Gürültüsüz olma durumu.

GÜRÜLTÜSÜZ

Gürültüsü olmayan. Kimseyi tedirgin etmeyen veya kimsenin dikkatini çekmeyen.

SALATÜSELAM

Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua.

PROSPEKTÜS

Tanıtmalık.

KONSTİTÜSYO

Konstitüsyon.

  -   -   -  

Anlamında TÜS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

CURCUNASIZ

Gürültüsüz, şamatasız.

ÇELME

Çelmek işi. Arkadan hafifçe bağlanan başörtüsü. Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma.

BORAN

Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.

ÇAPRAK

Eyer örtüsü.

BAŞÖRTÜLÜ

Başını başörtüsü ile örtmüş olan (kadın).

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BEKTAŞİKAVUĞU

Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs (Echinocactus).

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

BAŞÖRTÜ

Başörtüsü.

CİNAS

Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

ÇAVLANMAK

Gürültüsü çevreye yayılmak. Dillere düşmek, şüyu bulmak.

CASCAVLAK

Saçsız (baş). Bitki örtüsü olmayan.

BÜRÜMCÜK

Ham ipekten dokunmuş ince kumaş. Ham ipekten yapılmış başörtüsü. Bu kumaştan yapılmış.

BİTEY

Bitki örtüsü.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük