İçinde SUCU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sucu" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sucu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sucu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sucu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SUCUKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

JİUJİTSUCU, SUCUKÇULUK, SUCUKLAŞMA

9 harfli kelimeler

SUCULLUĞU

8 harfli kelimeler

SUCUHMAH, SUCUKLUK, SUCUKMAK, SURSUCUK

7 harfli kelimeler

SUCUKÇU, SUCUKLU, SUCULUK, ILISUCU, SUCUALİ, SUCUĞAZ, SUCUKÖY, SUCULAR

6 harfli kelimeler

PUSUCU, FOSUCU

5 harfli kelimeler

SUCUK, SUCUL

4 harfli kelimeler

SUCU

Bazı kelimelerin anlamları

SUCU

Su satan veya evlere su taşıyan kimse, saka.

SUCUKMAK

Suçluluk duymak, utanmak. Susamak.

SUCUKLAŞMAK

Ter, kir vb.nden dolayı sucuk rengini ve görünümünü almak.

SUCUKÇULUK

Sucuk yapma ve satma işi.

SUCUKLAŞMA

Sucuklaşmak işi.

SURSUCUK

Sırılsıklam : Yağmurdan sursucuk oldum. Çok ıslanma için.

ILISUCU

Hamamcı.

SUCUALİ

Erzincan ilinde, Çayırlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kocaeli ili, Kandıra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SUCUHMAH

Suçluluk duymak, utanmak.

JİUJİTSUCU

Jiujitsu yapan sporcu.

SUCUKLU

İçinde sucuk bulunan. İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri.

SUCULUK

Sucunun yaptığı iş, sakalık.

SUCUĞAZ

Az miktarda su.

SUCUKÇU

Sucuk yapan veya satan kimse.

SUCULLUĞU

Gagası uzun bir çeşit ördek, becassine.

SUCUKLUK

Kurdele üstüne tek ya da çift sıra altın dizilmiş uzunca kolye.

  -   -   -  

Anlamında SUCU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUCU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONDIRMA

Ceviz içi, badem ipliğe dizildikten sonra pekmezli veya şekerli nişastaya batırılarak yapılan sucuk, şeker sucuğu, pekmez su.

MORTADELLA

Bir tür İtalyan sucuğu ve böreği.

ETLİK

Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılmış olan semiz hayvan. Buzdolabında et koymak için ayrılmış yer.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

BİYOFİLM

Organizmaların sucul bir ortamda kayalar ve bitkiler üzerinde ince bir film tabakası oluşturması. Herhangi bir yüzeye yapışan ve kendi ürettikleri polisakkarit matriks içerisinde üreyen, uzaklaştırılması zor mikroorganizma tabakası.

HİDROFİL

Sucul. Su böceği.

CAKKOL

Sucu omuzluğu.

YENGEN

Yemesi hoş nesne. İçine salam, sucuk, kaşar, ketçap, mayonez, turşu vb. konularak hazırlanan tost.

CAKKIL

Solucan. Sucu omuzluğu.

TOST

İçine peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek.

CAKKUL

Sucu omuzluğu.

SUŞERİDİ

Su kamışıgillerden, şeridi andıran, 1 metreye kadar uzayabilen, yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki (Sparmanaum).

CAKIL

Solucan. Sucu omuzluğu. Çakıl, çakıl yığını.

ŞARKÜTERİ

Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü.

SANDVİÇ

İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek.

CAKGIL

Sucu omuzluğu.

AVCAR

Ezilmiş, parçalanmış. Tane: Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer avcarı kalır. Pastırma ve sucuğa konulan baharat. Lezzet, tat. Hıyar, karpuz gibi şeylerin tohumu. Tabak somağının posası. Kışlık yiyecek, kış yiyeceği. Saçma, barut gibi av malzemesi. Mantık, mantıki düzen: Lâfının hiç avcarı yok. Kıvam, karar. Av araç ve gereçleri. Kimyon. Baharat. Sebze bahçesi (Akpınar). Tencereye konan yemek malzemesi.

BASDIRMA

Kurutulmuş tuzlu et, pastırma. Sucuk, bumbar. Kabak veya patatesi etle pişirerek yapılan musakka. Odun yığını. Pastırma.

AVCARLAMAK

Et, balık gibi yiyeceklerin kokmasını önlemek ya da kokusunu almak için baharatlamak. Baharat koymak, b ahar atlamak: Sucuğu eyi avcarlıyamamışım.

KANEPE

Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük