İçinde SOP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sop" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sop bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sop ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sop olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

OESOPHAGODONTUS, OESOPHAGOSTOMUM

14 harfli kelimeler

MİKSOPTERGİYUM, SENSOPARALİZİS, TOKSOPLAZMOZİS

13 harfli kelimeler

DEMİRCİSOPRAN

12 harfli kelimeler

MEZZOSOPRANO

11 harfli kelimeler

GLOSSOPLEJİ, LANSOPRAZOL, MİKSOPLOİDİ

10 harfli kelimeler

SOPALANMAK, AKSOPLAZMA, AKSOPODYUM, DERESOPLAN, DROSOPHİLA, GLOSSOPATİ, KAYISOPRAN, KOKSOPODİT, SALLISOPLU, SOPACIKLAR

9 harfli kelimeler

SOPALAMAK, SOPALANMA, AKSOPLAST, PHYSOPSİS, SALDIRSOP, SOPÇAALAN

8 harfli kelimeler

SOPALAMA, SOPSOĞUK, CHRYSOPS, ISOPTERA, İSOPEDİN

7 harfli kelimeler

SOPRANO, AKSOPOT, ISOPODA, SOPALAÇ, SOPOROZ

6 harfli kelimeler

SOPALI

5 harfli kelimeler

SOPOR

4 harfli kelimeler

SOPA

3 harfli kelimeler

SOP

Bazı kelimelerin anlamları

SOP

Yüksek olmayan kayalık.

SENSOPARALİZİS

Duyu sinirlerinin felci.

OESOPHAGOSTOMUM

Nodüler solucan.

DEMİRCİSOPRAN

Bolu ili, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GLOSSOPLEJİ

Dil felci.

DERESOPLAN

Karabük şehri, Eskipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TOKSOPLAZMOZİS

Toxoplasma gondi tarafından oluşturulan, beyin zarları ve beynin irinsiz yangısı, damar yangısı, perivasküler ödem, hücre infiltrasyonu ve beyin nekrozuyla belirgin memeli hayvanlarda, insanlarda ve kuşlarda görülen protozoon hastalığı.

MİKSOPTERGİYUM

Klasper.

OESOPHAGODONTUS

Strongylidae ailesinde bulunan nematod cinsi.

MİKSOPLOİDİ

Aynı bireyin doku ve hücrelerinin farklı kromozom sayısına sahip olma durumu.

DROSOPHİLA

Meyve sineği.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

SOPALANMAK

Sopa ile vurulmak, dövülmek.

MEZZOSOPRANO

Soprano ile kontralto arasında kadın sesi. Sesi böyle olan sanatçı.

AKSOPLAZMA

Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.

LANSOPRAZOL

Peptik ülsere karşı kullanılan proton pompası baskılayıcısı.

  -   -   -  

Anlamında SOP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSTEKA

Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.

HOKEY

Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

BUMERANG

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.

GÖNDER

Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

DAYAK

Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.

KAZIK

Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

FALAKA

Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı. Bu araçla uygulanan dayak cezası. Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası.

DEĞNEK

Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

BÜĞLÜ

Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı.

COP

Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

KÖKLÜ

Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

KÖTEK

Baston, sopa. Gölge balığı. Sopayla atılan dayak, patak.

KOYUNTU

Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.

BEYZBOL

Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan bir oyun türü.

GOLF

Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.

KAZGIÇ

Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük