İçinde SANT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sant" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sant bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sant ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sant olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ANTROPOSANTRİZM, ANTROPOSANTRİST

14 harfli kelimeler

GRAMSANTİMETRE, SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM, KSANTOPSİDRASİ, SANTİMETREKARE, ULTRASANTRİFÜJ, ÜLTRASANTRİFÜJ

13 harfli kelimeler

KONSANTRASYON, SANTİMETRELİK, KSANTOKROMİYA, KSANTOMATOZİS, SANTİLİTRELİK, SANTİMETREKÜP, SANTRİFUJLEME

12 harfli kelimeler

FLAVOKSANTİN, İMİDOKSANTİN, KANTAKSANTİN, METİLKSANTİN, MİTOKSANTRON, SANTRALCİLİK

11 harfli kelimeler

EGOSANTRİZM, JEOSANTRİZM, SANTİMANTAL, SANTRİFÜJÖR, ASTAKSANTİN, EGOSANTRİST, FİKOKSANTİN, HİPOKSANTİN, KSANTOMATÖZ, SANTURCULUK, ZOOSANTRİZM

10 harfli kelimeler

EGOSANTRİK, JEOSANTRİK, SANTİLİTRE, SANTİMETRE, HİPOSANTIR, HURSANTIYA, KONSANTRİK, ZEAKSANTİN, ZOOKSANTİN, ZOOSANTRİK

9 harfli kelimeler

EKSANTRİK, EPİSANTIR, KONSANTRE, SANTİGRAM, SANTİGRAT, SANTRALCİ, SANTRİFÜJ, HASANTEPE, KAPSANTİN, KSANTOFİL, KSANTOZİN, KSANTOZİS, SANTIRANÇ, SANTRİFUJ

8 harfli kelimeler

SANTRFOR, SANTRHAF, SANTURCU, SANTIRAÇ, SANTIRAL, SANTIRAŞ, SANTONİN, SANTRAMA

7 harfli kelimeler

SANTİAR, SANTRAL, SANTURİ, FIRSANT, KSANTOM, SANTRAŞ

6 harfli kelimeler

SANTİM, SANTRA, SANTUR, USANTI, SANTIR

4 harfli kelimeler

SANT

Bazı kelimelerin anlamları

SANT

Çiftte zincir yerine kullanılan taze meşe ağacından bükülerek yapılan bir araç.

KSANTOMATOZİS

Başta Ayrshire inekleri olmak üzere sığırlarda, böbrek üstü bezi medullasında, böbreğin distal tubuluslarında, iskelet ve kalp kasında sarı-kahveden bronz renge değişen, varlığı hayvanın sağlığı için zararlı olmayan, fagolizozomlardan salınan indirgenmiş lipitlerden oluşan ve yaşlılık pigmentinden ayırt edilemeyen bir pigmentin birikimi.

KSANTOKROMİYA

Deri ve omurilik sıvısının sarımsı renkte boyanması, sararma veya deri sarılığı.

SANTİLİTRELİK

Belli bir santilitre hacminde olan.

SANTİMETREKARE

Kenarı 1 santimetre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.

ULTRASANTRİFÜJ

Yüksek devirli santrifüj.

KONSANTRASYON

Derişim. Dikkat toplaşımı.

ANTROPOSANTRİZM

İnsanmerkezcilik.

GRAMSANTİMETRE

Bir gram ağırlığında bir cismin 1 santimetre yer değiştirmesini sağlayan enerji birimi, kilogrammetrenin yüz binde biri.

SANTİMETRELİK

Belli bir santimetre uzunluğunda olan. Dalga boyu bir ile on santimetre arasında değişen radyo dalgaları gölgesi.

SANTİMETREKÜP

Kenarı 1 santimetre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.

KSANTOPSİDRASİ

Deride sarı küçük püstüller olması.

SANTİMANTALİTE

Hassaslık, duygululuk, içtenlik.

SANTİMANTALİZM

Aşırı duygululuk, davranışlarına duygularıyla yön veren kimsenin durumu.

ANTROPOSANTRİST

İnsanmerkezci.

ÜLTRASANTRİFÜJ

(Yun, kentron: merkez; phyge: kaçış) Solüsyon içindeki protein, nükleik asit gibi makromoleküllerin ayrılmasında, hatta DNA'nın plâzmit DNA'sı, mitokondri DNA'sı veya kromozomal DNA olarak ayrılmasında kullanılan yüksek devirli santrifüj. Yüksek devirli merkezkaç, yüksek devirli santrifüj.

  -   -   -  

Anlamında SANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DARIFÜLFÜL

Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).

BOZAYI

Ayıgillerden, Avrupa ve Kuzey Asya'da sık ormanlarda yaşayan, uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 metre, kuyruğu 8 santimetre olan, tüyleri esmer kahverengi bir tür ayı (Ursus arctos).

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

BUKALEMUN

Bukalemungillerden, 20-30 santimetre boyunda, renk değiştirmesiyle ünlü bir tür sürüngen, kaya keleri (Chamaeleo chamaeleon). Davranışını, görüşünü çıkarına göre değiştiren kimse.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

AYRIKSI

Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik. Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

DEKOVİL

Ray aralığı 60 santimetre veya daha az olan, araçları buhar, hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu.

BURGATA

Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ASİTÖLÇER

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük