İçinde SAAD geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "saad" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde saad bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu saad ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında saad olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DEVRİSAADET

10 harfli kelimeler

ASRISAADET, SAADETHANE

9 harfli kelimeler

SAADETTİN

8 harfli kelimeler

SAADETLİ, SAADETLE

7 harfli kelimeler

MÜSAADE

6 harfli kelimeler

SAADET, KISAAD

4 harfli kelimeler

SAAD

Bazı kelimelerin anlamları

SAAD

Saat, karşılığı sad.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

SAADETTİN

Dinin mutluluğu. Dini uğurlu, kutlu kılan.

MÜSAADE

İzin, icazet, ruhsat.

SAADETHANE

Yüksek rütbeli kimselerin evi. Mutlu ve huzur içinde yaşanılan yer.

SAADET

Mutluluk.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

SAADETLE

"Güle güle" anlamında kullanılan bir esenleme sözü.

KISAAD

Bir deyim ya da terimdeki sözcüklerin ilk yazaçlarından seçilerek yaratılan kısaltma, örn. ALGOL, BASIC, COBOL, FORTRAN, AİB vb.

SAADETLİ

Mutlu. Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan.

  -   -   -  

Anlamında SAAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUTLU

Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.

İDİKUT

Kutlu, saadetli, yüksek rütbeli.

ENDOSÜLFAN

Orta derecede zehirli etkiye sahip, temas, mide ve solunum yoluyla etkiyen, beyaz renkli kristalize yapıda organik klorlu bir insektisit. Ülkemizde kullanımına müsaade edilen az sayıda klorlu insektisitten biridir.

BİM

Bilgi İşlem Merkezi anlamında kısaad.

MÜSEEDE

Müsaade.

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

CEVAZ

İzin, müsaade.

KOMAK

Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.

MUTSUZLUK

Mutsuz olma durumu, bedbahtlık, saadetsizlik.

İZİN

Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

MUTLULUK

Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

İÇSARAY

Eskiden saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu iç kısım. Topkapı sarayında taht kapısından sonra başlayan, padişahın harem dairesi, "hırka-i saadet" ve hazine dairelerinin bulunduğu bölüm.

RUHSAT

İzin, müsaade. İzin belgesi, ruhsatname.

ONGUNLUK

Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.

GÖNENMEKLİK

Saadet, mazhariyet.

BAYNIMAK

Büyümek, gelişmek, serpilmek, şişmanlamak. Saadete ermek, arzularına kavuşmak.

MUTSUZ

Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

DESTUR

İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.

LÜTFETMEK

Vermek, ihsan etmek, bağışlamak. Söylemek, bildirmek. İzin vermek, müsaade etmek. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek.

MÜSADE

Müsaade, izin.