İçinde RER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rer" olan, toplam 59 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TİTRERSİNEKLER

12 harfli kelimeler

ÇERERÜBAKMAK, VUŞERERİOZİS

11 harfli kelimeler

DÖRTLERERKİ, TİTRERSİNEK

10 harfli kelimeler

MUKARRERAT, MÜKERREREN, ÇERERİŞMEK, PREREKRUİT

9 harfli kelimeler

GİRERTESİ, KARERAMAK, SİVRERMEK, TİTRERCİK

8 harfli kelimeler

MUHARRER, MUKARRER, MÜKERRER, SÜRERLİK, ÇERERMEK, DİGERERE, GERERMEK, HİSARERİ, KİRERMEK, NURERSİN, PRERENAL, SEYREREK, YILDIRER

7 harfli kelimeler

BELÖRER, BİRERLİ, ÇAKIRER, DEMİRER, HERERET, İRERMEK, OBİRERİ, SÜRERGE, TANIRER, YARARER, ZERERLİ

6 harfli kelimeler

TORERO, ACARER, GERERE, MORERA, TEHRER, UÇARER, UYARER

5 harfli kelimeler

BİRER, GARER, GERER, GÜRER, HARER, HERER, KERER, KORER, NURER, SİRER, ZERER

4 harfli kelimeler

FRER, ARER, ERER

3 harfli kelimeler

RER

Bazı kelimelerin anlamları

RER

Granüllü endoplazmik retikulum.

TİTRERCİK

Özellikle katı ortam içinde görülen, belli dalga boyundaki titreşimlerin her bir nicem taneciği. Ses erkesi nicemini gösterdiği varsayılan parçacık.

VUŞERERİOZİS

Wuchereria cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon.

DÖRTLERERKİ

Siyasal erkin dört kişi elinde bulunduğu yönetim biçimi.

MUKARRER

Kararlaşmış, kararlaştırılmış.

MÜKERREREN

Tekrarlanarak, tekrar edilmiş olarak.

GİRERTESİ

Gerdek gününe rastlayan pazartesi.

TİTRERSİNEK

Yaza doğru sulak bölgelerde ortaya çıkan ve raslansal olarak memeleri kurtlandırıp sütün değerini düşüren küçük sinek; tüysinek. Chironomidae ailesinde bulunan ısırıkları oldukça acı verici, Mansonella ozzardi ve Dipetalonema perstans'a vektörlük yapan küçük kanatlı sinekler.

PREREKRUİT

Avlanma evresine henüz erişmemiş olan balık.

TİTRERSİNEKLER

İnce gövdeli, çok ince bacaklı, dar kanatlı sinek türlerini içine alan ve sağlığımız için az çok önem taşıyan iplikboynuzlular familyası.

ÇERERÜBAKMAK

Gözlerini fazla açıp bakmak.

MUHARRER

Yazılmış, yazılı, yazıya geçirilmiş.

SİVRERMEK

Boyu uzamak, büyümek. Sivrilmek.

MUKARRERAT

Alınan kararlar, kararlaştırılmış şeyler.

ÇERERİŞMEK

Parıldaşmak.

KARERAMAK

Okunan bir yazıyı ya da bir olayı tam olarak anlamak.

  -   -   -  

Anlamında RER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ASETİLEN

Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz.

ANMAK

Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

AKŞAMLAMAK

Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ANT

Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

AHİT

Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük