İçinde PAÇAVRA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "paçavra" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde paçavra bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu paçavra ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında paçavra olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PAÇAVRALAŞMAK

12 harfli kelimeler

PAÇAVRACILIK, PAÇAVRALAŞMA

9 harfli kelimeler

PAÇAVRACI

7 harfli kelimeler

PAÇAVRA

Bazı kelimelerin anlamları

PAÇAVRA

Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput. Değersiz ve iğrenç şey veya kimse.

PAÇAVRACI

Paçavra toplayıp satan kimse.

PAÇAVRALAŞMA

Paçavralaşmak işi.

PAÇAVRALAŞMAK

Paçavra durumuna girmek.

PAÇAVRACILIK

Paçavracının işi işi.

  -   -   -  

Anlamında PAÇAVRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAÇAVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CINBIL

Eski bez, paçavra.

DEPGİ

Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.

ÇAPUT

Eskimiş bez parçası, paçavra. Bez.

BAÇAVRA

Çifteyi sıkılarken içine konulan bez. Paçavra, bez.

GRİP

Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.

CADARA

Paçavra, eski bez parçası.

ÇAHUDİ

Paçavra, işe yaramaz bez parçası.

DEPKİ

Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.

DEPGEÇ

Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.

CINGIR

Eski bez, paçavra. Su veya süt taşınan kap, kova, bakraç. Eski, yırtık (elbise hakkında). İki üç aylık horoz. Açık, bulutsuz hava. Çok parlak. Boncuk, nazarlık. Cam bilezik. Su kabı. Kova. (Bölükbaşı Selim, İncesu Susuz, Eşmeyazı Kars).

ÇABIT

Paçavra, eski bez parçası.

CINDIR

Eski bez, paçavra. Kuru, zayıf. Perişan, pejmürde.

BÜKÜ

Büyü. Örülmüş kamış tornan. Eski paçavradan yapılan dokuma. (Bozüyük Bilecik).

BAÇAVURA

Paçavra, bez.

ÇELPİK

Paçavra: Ha okumayan ha çelpik ne fark var. Ağacın yeni çıkmış dalları.

CINDIRCIRIK

Eski bez, paçavra.

ÇEPİT

Yufka hamurunun içine tereyağ veya peynir konulup saçta kızartılarak yapılan börek. Paçavra.

ESKİBEKİ

Az kullanılmış çamaşır, elbise ve eşya. Paçavra.

CINDA

Eski bez, paçavra. Yırtık, eski elbise.

PİŞTOV

Osmanlı ordusunda bir süre kullanılan, paçavrayla sıkıştırılmış barutu horozunda bulunan çakmak taşı ile ateşleyip kurşun bilyeyi atan, kısa namlulu, tek atış yapılabilen bir tabanca türü.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük