İçinde OYNAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oynak" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oynak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oynak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oynak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TOYNAKLILAR

10 harfli kelimeler

OYNAKLAMAK

8 harfli kelimeler

OYNAKLIK

7 harfli kelimeler

OYNAKÇA, OYNAKMA

6 harfli kelimeler

TOYNAK, BOYNAK, COYNAK, KOYNAK, POYNAK, ZOYNAK

5 harfli kelimeler

OYNAK

Bazı kelimelerin anlamları

OYNAK

Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli. Değişken, kararsız. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem). Hareket, canlılık veren. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız).

OYNAKÇA

Biraz oynak. (oyna'kça) Oynağa yakışır bir biçimde.

OYNAKMA

Kötü, oynak kadın.

TOYNAK

At, eşek vb. tek tırnaklı hayvanların tırnağı.

POYNAK

Ürküp kaçmayı huy edinen (at ve benzerleri hayvanlar).

OYNAKLIK

Oynak olma durumu. Oynakça davranış.

ZOYNAK

Kapı sürgüsü.

TOYNAKLILAR

At, eşek, su aygırı gibi parmakları toynak biçiminde olan memeli hayvanlar takımı.

BOYNAK

Boynu eğri, eğri. Boynu eğri.

OYNAKLAMAK

Sevinçten zıplayıp hoplamak.

COYNAK

Yassı.

KOYNAK

Zıpzıp, bilye. Koyundan çıkarılan aşık kemiği.

  -   -   -  

Anlamında OYNAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OYNAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIKIRDAŞMAK

Oynakça davranışlarda bulunmak.

FINDIKÇI

Fındık yetiştiren veya satan kimse. Cilveli, oynak kadın.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

KAHPECİK

Oynak, kırıtkan.

PARMAK

İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

KAYNAŞIK

Birbirine kaynamış, kaynaşmış. Kıpırdak, oynak (kadın).

BÜKEN

Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı.

ALÜFTE

İffetsiz, oynak, cilveli (kadın).

FİNGİRDEK

Aşırı derecede oynak ve kırıtkan, cilveli (kadın).

FİNGİRDEMEK

Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ÇIRPINTILI

Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.

DİNGİLDEK

Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.

KIRNAK

Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.

SAPLAMA

Saplamak işi. Bir menteşenin iki oynak parçasını birleştirmeye yarayan küçük, ince metal mil. İç içe geçen veya başka bir parça üzerine eklenen parçaların bağlantısı için kullanılan, türlü kalınlık ve uzunlukta, bir yanı yivli, yuvarlak metal kama.

AŞÜFTE

Oynak, açık saçık kadın, kokot.

DANG

Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.

FIKIRDAK

Cilveli, oynak (kadın, kız).

ANKİLOZ

Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.