İçinde NANE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nane" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nane bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nane ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nane olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ANANESİZLİK, PEHLİVANANE, LİMONNANESİ, NANENSEFALİ

10 harfli kelimeler

ANANECİLİK, NANEPINARI

9 harfli kelimeler

MAHZUNANE, MECNUNANE, MİSKİNANE, NANEMOLLA

8 harfli kelimeler

ANANESİZ, İTNANESİ, NANEDALI, SUNANESİ

7 harfli kelimeler

ANANECİ, ANANEVİ, NANESİZ

6 harfli kelimeler

NANELİ, CANANE, NANECİ

5 harfli kelimeler

ANANE, ENANE

4 harfli kelimeler

NANE

Bazı kelimelerin anlamları

NANE

Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, güzel kokulu, yaprakları baharat olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Mentha piperita). Bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından elde edilen baharat.

NANEPINARI

Kastamonu ili, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

LİMONNANESİ

Melissa officinalis, oğulotu.

SUNANESİ

Naneye benzeyen bir çeşit bitki, yarpuz.

NANEMOLLA

Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse). Güçsüz, dayanıksız (kimse). İşten kaçınan, üşengeç.

ANANESİZLİK

Ananesiz olma durumu.

PEHLİVANANE

Pehlivanca.

ANANESİZ

Geleneğe sahip bulunmayan.

ANANECİ

Gelenekçi.

NANEDALI

Lahana.

MİSKİNANE

Miskince.

ANANECİLİK

Gelenekçilik.

MAHZUNANE

Mahzunca.

MECNUNANE

Çılgın gibi, çılgınca olan. Mecnunca.

NANENSEFALİ

Başın anormal biçimde küçük oluşu.

İTNANESİ

Yabani nane.

  -   -   -  

Anlamında NANE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANIH

Nane, dağnanesi. Yemeklere konulan bir çeşit kokulu ot. Yemeğe sonradan dökülen kızdırılmış yağ ve soğan. Yemek için biriktirilen, saklanan öteberi, yiyecek içecek. Nane. Eski türkçe anuk: çorbalara katılan, kurutularak hazırlanmış kokulu bitkiler (aşoti, darağoti, Etoti, kekoti, nane, reyhan, tarhın, yarpız vb).

AMUK

Nane.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

HAYDARİ

Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.

BARSAMA

Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı.

MENTOL

Nane kokusu. Nane esansından elde edilen, renksiz, keskin kokulu, bir tür alkol kristali.

GELENEKÇİLİK

Toplumsal kurumları ve inançları daha çok geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni kültür ögelerine daha az değer veren tutum veya öğreti, ananecilik.

AMIH

Nane.

MİSKİNCE

Miskin gibi, miskin bir biçimde, miskinane.

GELENEKSEL

Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

NANESİZ

Nanesi olmayan. İçinde nane ruhu olmayan.

MECNUNCA

Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi, mecnuncasına, mecnunane.

GELENEKÇİ

Geleneklere bağlı kimse, ananeci.

YARPUZ

Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium).

ANNUH

Nane, dağnanesi. Eski türkçe anuk: Güzel kokulu bitki, nane (Erzincan Merkez).

ABUR

Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.

NANELİ

Nanesi olan. İçinde nane ruhu olan.

ABIR

Obur, çok yiyen. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Utanma, hicap, haya. Kılık, kıyafet, biçim. Utanma, hicap, hayâ.

GELENEK

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük