İçinde MOT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mot" olan, toplam 118 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mot bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mot ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mot olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

İHTİYOHEMOTOKSİN

15 harfli kelimeler

HEMOPNÖMOTORAKS, KORYOMAMOTROPİN, PİYOPNÖMOTORAKS, PNÖMOHEMOTORAKS, SEROPNÖMOTORAKS

14 harfli kelimeler

LÖKOKROMOTRİHİ, PİYOHEMOTORAKS, POLİKEMOTERAPİ

13 harfli kelimeler

HİPERMOTİLİTE, HOMOİYOSMOTİK, HOMOİYOZMOTİK, KEMOTERAPOTİK, MOTOKROSÇULUK, OKULOMOTORYUS, OTOHEMOTERAPİ, OTOMOTİLASYON, PNÖMOTOTERAPİ, POİKİLOSMOTİK, SÜPERMOTİLİTE, TERMOTOLERANT, TIRASFORMOTOR

12 harfli kelimeler

ELEKTROMOTOR, KROMOTROPİZM, LOKOMOTİFSİZ, KEMOTROPİZMA, MOTALPENDİRİ, MOTORARTÇISI, MOTORLUGEZER, OZMOTOLERANT, TİGMOTROPİZM

11 harfli kelimeler

LOKOMOTİFLİ, AKROMOTRİHİ, AMOTİVASYON, DİSMOTİLİTE, KİMOTRİPSİN, KLİMOTERAPİ, MAMMOTROPİN, PNÖMOTERAPİ, PNÖMOTORAKS, TERMOTERAPİ, TERMOTOKSİN, YARIMOTURAK

10 harfli kelimeler

KEMOTERAPİ, MNEMOTEKNİ, MOTELCİLİK, MOTİVASYON, MOTORCULUK, MOTOSİKLET, HEMOTERAPİ, HEMOTORAKS, HOMOTALLİK, HOMOTERMAL, KEMOTAKSİS, KEMOTROFİK, LAMOTRİGİN, MOTOKROSÇU, OZMOTERAPİ, PLASMOTOMİ, PNÖMOTOSEL, TERMOTAKSİ

9 harfli kelimeler

HOMOTETİK, LAYTMOTİF, LOKOMOTİF, ÇİFİMOTOR, DESMOTOMİ, FAMOTİDİN, KEMOTAKSİ, LEİTMOTİV, LOHOMOTİF, MAMMOTOMİ, OMOTEGATA, OZMOTAKSİ, VAZOMOTOR

8 harfli kelimeler

BERGAMOT, HOMOTETİ, MOTİFSİZ, MOTOPOMP, MOTORBOT, MOTORİZE, MOTOTREN, OTOMOTİV, EKİMOTİK, KEMOTROF, MOTİLİTE, MOTOKROS, MOTORİUS, PROMOTER, PROMOTOR, PYEMOTES

7 harfli kelimeler

ADAMOTU, MOTAMOT, MOTELCİ, MOTİFLİ, MOTORCU, MOTORİN, MOTORLU, MOTMOTU, MOTOROK, MOTURCU, OZMOTİK, ÜZÜMOTU

6 harfli kelimeler

MOTRİS, KIRMOT, MOTİVE

5 harfli kelimeler

KOMOT, MOTEL, MOTİF, MOTOR, MOTAK, MOTAL, MOTİL, MOTON, MOTTO, MOTUK, MOTUR

4 harfli kelimeler

MOTA

3 harfli kelimeler

MOT

Bazı kelimelerin anlamları

MOT

Parasız. Pekmez.

SEROPNÖMOTORAKS

Göğüs zarı boşluğunda hava ve serum toplanması.

HOMOİYOSMOTİK

Bazı su hayvanlarının osmotik basınçlarının sabit olması, yani dış ortam ne olursa olsun hipertonik ya da hipotonik durumunu saklayabilmesi.

OKULOMOTORYUS

Gözü oynatıcı.

PİYOHEMOTORAKS

Göğüs zarı boşluğunda irin ve kan toplanması.

KORYOMAMOTROPİN

İnsan koryonik somatomammotropini.

HİPERMOTİLİTE

Aşırı hareket.

HEMOPNÖMOTORAKS

Göğüs boşluğunda kan ve hava toplanması.

HOMOİYOZMOTİK

Bazı su hayvanlarının, dış ortam ne olursa olsun, hipertonik ya da hipotonik ozmotik basınçlarının sabit olması.

KEMOTERAPOTİK

Vücudu istila eden mikroorganizmaları ve parazitleri vücuda zarar vermeksizin öldüren ilaçlar.

MOTOKROSÇULUK

Motokrosçu olma durumu.

İHTİYOHEMOTOKSİN

Bazı balıkların kanında bulunan zehir.

PİYOPNÖMOTORAKS

Göğüs zarı boşluğunda irin ve gaz toplanması.

POLİKEMOTERAPİ

Çok ilaçla yapılan kemoterapi.

PNÖMOHEMOTORAKS

Göğüs zarı boşluğunda hava ve kan bulunması.

LÖKOKROMOTRİHİ

Şiddetli deri tahribatı olan yerlerde veya işaretleme amacıyla yapılan deri yanık yerlerinde pigment yapan hücrelerin parçalanması nedeniyle, iyileşmelerden sonra renksiz kıllı, açık gri veya beyaz lekelerin oluşması, akromotrihi.

  -   -   -  

Anlamında MOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

ARABA

Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

BENZİNLİ

Benzinle çalışan (motor, makine vb.).

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

ADAMKÖKÜ

Adamotu.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AMORTİSÖR

Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.

APLİKE

Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

BUJİ

Patlamalı motorlarda yakıtı tutuşturmaya yarayan araç.

BEZEK

Süs, ziynet. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

BUZDOLABI

Yiyecek, içecek vb.ni soğuk olarak saklamaya yarayan, motorla çalışan dolap, soğutucu, frijider.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük