İçinde LEBE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lebe" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lebe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lebe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lebe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

TAVUSKELEBEKLERİ

15 harfli kelimeler

KRALİÇEKELEBEĞİ

13 harfli kelimeler

ÜNLEMKELEBEĞİ, YILANKELEBEĞİ

12 harfli kelimeler

ALTINKELEBEK, KELEBEKDELGİ

11 harfli kelimeler

KALEBENTLİK

10 harfli kelimeler

KELEBEKLER, FLEBEKTAZİ, GELEBEKOTU

9 harfli kelimeler

AKKELEBEK, TALEBELİK, GALEBELİK, GÜLEBETİN, İLERLEBET

8 harfli kelimeler

İLELEBET, KALEBENT, EBELEBEL, LEBESGUE, SELEBENT

7 harfli kelimeler

KELEBEK, GALEBET, GELEBEK, GELEBER, GÖLEBEK, GÜLEBEZ, HÖLEBEŞ, LEBEDİR

6 harfli kelimeler

GALEBE, TALEBE, DILEBE, DİLEBE, ELEBEK, GELEBE, KELEBE, LEBENİ, TELEBE

5 harfli kelimeler

LEBEN, LEBET

4 harfli kelimeler

LEBE

Bazı kelimelerin anlamları

LEBE

Tabakhanelerdeki havuzun dibine birikmiş kireç tortusu ve kıl karışımı.

GÜLEBETİN

Bezekli dikiş. Güzellik, incelik simgesi.

KELEBEKLER

Pul kanatlılar.

KELEBEKDELGİ

Kesici ağzı dövülerek genişletilen, merkezleme uçlu ve önkesicili ağaç delme aracı.

GALEBELİK

Topluluk, kalabalık.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

ALTINKELEBEK

Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.

KRALİÇEKELEBEĞİ

Tırtıl çağında özellikle kayısılara zarar veren ve yurdumuzda rastlanan, ön kanatları sarı, arka kanatları beyaz kelebek.

ÜNLEMKELEBEĞİ

Kanatlarında ünlem simgesini andırır küçük bir benek bulunan ve tırtılı, pancar, pamuk gibi önemli tarım bitkisi saplarını toprak yüzeyine yakın yerden kemirerek beslenen kelebek.

KALEBENTLİK

Kalebent olma durumu.

TALEBELİK

Öğrencilik.

YILANKELEBEĞİ

En çok 75 mm. boyunda olup, geviş getirenlerin karaciğer safra yollarında yaşayan yaprağımsı yassı solucan.

GELEBEKOTU

Ranunculus murıcatus, Ranunculaceae.

İLERLEBET

İlelebet.

FLEBEKTAZİ

Toplardamarın boydan boya genişlemesi. İneklerde meme toplardamarında; atlarda ise torasika eksterna, safena ve spermatika toplardamarlarında rastlanır, varikosite, varikozis.

TAVUSKELEBEKLERİ

En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.

  -   -   -  

Anlamında LEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

ÜZÜMGÜNEŞİ

İnce uzun gövdeli, ön kanatlı ve ince duyargalı küçük kelebek.

FELFELEK

Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).

BEDELİZE

Kelebek.

SÜRGİT

İlelebet.

DÜRMECE

Bağlarda, tomurcuk, yaprak ve salkım yiyerek yaşayan, sarımsı gece kelebeği (Sparganothis pilleriana).

PAPYON

Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat.

BEPELA

Kelebek.

ÖĞRENCİ

Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.

KONMAK

Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.

TIRTIL

Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

BEDALİZA

Kelebek.

YENGİ

Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç, utku, galibiyet, galebe, zafer.

KRİZALİT

Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu.

KEPÇE

Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.

PERVANE

Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.

FİYONK

Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.

KARATABAN

İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı.

KELEPÇE

Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka. Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek.

ÖĞRENCİLİK

Öğrenci olma durumu, talebelik.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük