İçinde KOPYA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kopya" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kopya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kopya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kopya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KOPYALAYAPIŞTIR, KOPYALAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

KOPYALAYABİLME

11 harfli kelimeler

KOPYALANMAK

10 harfli kelimeler

KOPYACILIK, KOPYALAMAK, KOPYALANMA

9 harfli kelimeler

KOPYALAMA

7 harfli kelimeler

KOPYACI

5 harfli kelimeler

KOPYA

Bazı kelimelerin anlamları

KOPYA

Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.

KOPYALAYABİLMEK

Kopyalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KOPYALAMA

Kopyalamak işi. Geliştirilmiş özel yöntemlerle bir canlının benzerini yapma, klonlama. Basılı bir malzemeyi tıpkıbasım yöntemiyle aynen çoğaltma.

KOPYALAYABİLME

Kopyalayabilmek işi.

KOPYACI

Yazılı sınavlarda kopya çeken öğrenci. Özgün eser vermeyip başkalarının eserlerini kopya eden kimse.

KOPYALANMAK

Özdeşleşmek, bütünleşmek.

KOPYALAMAK

Aynısını veya benzerini çoğaltmak. İşletim sistemlerinde bir verinin veya dosyanın eşinin yapılması. Geliştirilmiş özel yöntemlerle bir canlının benzerini yapmak, klonlamak.

KOPYALANMA

Kopyalanmak işi.

KOPYALAYAPIŞTIR

Bilgisayar yazılımlarında seçilen bir metni veya nesneyi bir yerden kopyalayıp başka bir yerde de bulunmasını sağlama işlemi.

KOPYACILIK

Kopyacı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KOPYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOPYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİNYATÜR

Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. Bu biçimde yapılmış küçük resim. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri.

PALAMUT

Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.

KARELEME

Karelemek işi. Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. Bir resmin, büyüterek veya küçülterek kopyasını çıkarma yöntemi. Eş değer bir kare ile hesaplama.

MİNYATÜRLEŞTİRMEK

Bir şeyin küçük bir kopyasını, benzerini veya modelini oluşturmak.

OFSET

Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi.

EŞLEM

Kopya.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

PANTOGRAF

Bir biçimi büyülterek veya küçülterek kopya etmek için kullanılan kollu, eklemli bir cetvel türü.

MAÇA

Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi, pik (III). Döküm parçasında, içi boş, kopya elde etmek için kullanılan kum, maden veya erimiş durumdaki döküm maddesine dayanıklı başka bir maddeden yapılmış dolgu kalıp.

İSTİNSAH

Yazma bir eseri el yazısıyla kopyalama.

KARELEMEK

Karelere ayırmak. Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örnek olarak oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak.

NAKİL

Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme. Anlatma, söyleme, hikâye etme. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme. Göç, taşınma. Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin.

KAYIT

Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.

FOTOLİTOGRAFİ

Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.

NÜSHA

Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biri. Gazete, dergi vb.nde sayı. Benzer, aynı, kopya.

MÜSTENSİH

El yazması eserini el yazısıyla kopya eden kimse. Yazıları çoğaltma makinesi, teksir makinesi.

ÇOĞALTIM

Çoğaltma işi. Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme.

KLON

Kopya.

OZALİT

Yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kâğıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası.

ÖRNEK

Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.