İçinde KON geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kon" olan, toplam 745 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kon bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kon ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kon olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MİTOKONDROKUPREİN, VAZOKONSTRİKSİYON

16 harfli kelimeler

KONFEKSİYONCULUK, BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, KONDRODİSTROFİYA, KONDROENDOTELYOM, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ, SÜPERFEKONDASYON

15 harfli kelimeler

GECEKONDULAŞMAK, İNTERKONEKSİYON, REKONSTRÜKSİYON, DEKONTAMİNASYON, GLİKONEOJENEZİS, KARINDANKONUŞAN, KONAKLAYABİLMEK, KONTRENDİKASYON, KONUŞTURABİLMEK, OSTEOKONDİRİTİS, PNÖMONOKONİOZİS, REKONTAMİNASYON, SEROKONVERSİYON, SUBKONJUNKTİVAL, VAZOKONSTRİKTÖR

14 harfli kelimeler

BAŞKONSOLOSLUK, GECEKONDUCULUK, KONFERANSÇILIK, KONSOMATRİSLİK, KONSTRÜKTİVİZM, KONVERTİBİLİTE, AKONDROGENEZİS, BLASTOKONİDYUM, DİSKONDROPLAZİ, GECEKONDULAŞMA, KONAKLAYABİLME, KONDRİFİKASYON, KONDRODİSPLAZİ, KONDRODİSTROFİ, KONDROSKELETON, KONJUNKTİVALİS, KONJUNKTİVİTİS, KONSTRUKTİVİZM, KONSTRÜKTİVİST, KONTRASEPSİYON, KONUMLANDIRMAK, KONURHACIOBASI, KONUŞLANDIRMAK, KONUŞTURABİLME, NORKONİDENDRİN, OSTEOKONDROZİS, SÜPERİKONOSKOP

13 harfli kelimeler

KONDENSELEŞME, KONFEDERASYON, KONFEKSİYONCU, KONFİGÜRASYON, KONSANTRASYON, KONSERVATUVAR, KONSOLİDASYON, KONSTRÜKSİYON, KONVANSİYONEL, SOSYOEKONOMİK, TELEKONFERANS, KONUKSEVERLİK, GLİKONEOGENEZ, GLİKONEOJENEZ, GLÜKONEOGENEZ, KONDROKRANYUM, KONDROMATOZİS, KONDURABİLMEK, KONDURUVERMEK, KONFİGURASYON, KONJONKTİVİTE, KONSEPTÜALİST, KONSEPTÜALİZM, KONSERVECİLİK, KONSTRİKSİYON, KONSTRUKSİYON, KONTAMİNASYON, KONUMLANDIRMA, KONUŞLANDIRMA, KONVERGENSİYA, Devamını Oku »»

12 harfli kelimeler

BÜLBÜLKONAĞI, KARAKONCOLOS, KONDÜKTÖRLÜK, KONFEDERATİF, KONFORSUZLUK, KONSOLOSHANE, KONSÜLTASYON, KONTROLCÜLÜK, KONTROLÖRLÜK, KONUŞMACILIK, MAKROEKONOMİ, ADENOKONDROM, AKONDROPLAZİ, CABERKONAKLI, DEVECİKONAĞI, FİBROKONDROM, GÖLGELİKONAK, HEYBELİKONUK, KONDROMALAZİ, KONDRONEKTİN, KONDROSARKOM, KONDURABİLME, KONDURUVERME, KONFİRMASYON, KONFORMASYON, KONJENİTALİS, KONJUNKTİVİT, KONJUNKTİVUS, KONKURDAŞMAK, KONSTİPASYON, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

ALIKONULMAK, BAŞKONSOLOS, GECEKONDUCU, KONDANSATÖR, KONFEKSİYON, KONFERANSÇI, KONKURHİPİK, KONSERVATÖR, KONSOLOSLUK, KONSOMASYON, KONSOMATRİS, KONSORSİYUM, KONTRASOMUN, KONTRATABLA, KONUMLANMAK, KONUŞKANLIK, KONUŞLANMAK, KONUŞTURMAK, KONUTLANMAK, KONVANSİYON, KONVEKSİYON, KONVERTİSÖR, ARABAKONAĞI, BAYIRKONAĞI, DEKONJESTAN, EPİKONDİLUS, ESKİKONACIK, GECEKONDULU, İNKONTİNENS, KARAKONCOLA, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

ALIKONULMA, BALKONUMSU, BAŞKONAKÇI, EKONOMETRİ, GÜÇLÜKONAK, İSKONTOSUZ, KONAKLAMAK, KONFORMİZM, KONGLOMERA, KONJONKTÜR, KONKORDATO, KONSOLİTÇİ, KONŞİMENTO, KONTRATSIZ, KONUKÇULUK, KONUKLAMAK, KONUKSEVER, KONUŞLANMA, KONUŞTURMA, KONUŞULMAK, KONVERTİBL, MİTOKONDRİ, OTOKONTROL, GÖÇERKONAR, KONARGÖÇER, ARAKONAKÇI, AŞAĞIKONAK, AYDINKONAK, BABAKONAĞI, BÖLÜKKONAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

EKONOMİST, EKONOMİZM, GECEKONDU, İSKONTOLU, KONAKLAMA, KONDİSYON, KONDURMAK, KONDÜKTÖR, KONFEDERE, KONFERANS, KONFORSUZ, KONSANTRE, KONSENSÜS, KONSOLİDE, KONSONANT, KONTENJAN, KONTEYNER, KONTÖRLÜK, KONTRALTO, KONTRATAK, KONTRATLI, KONTRFİLE, KONTROLCÜ, KONTROLÖR, KONTRPİYE, KONTRPLAK, KONTRPUAN, KONUKLAMA, KONUMLAMA, KONUŞMACI, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AKONİTİN, ANAKONDA, EKONOMİK, KONAKLIK, KONÇERTO, KONDURMA, KONFORLU, KONGÖVDE, KONİKLİK, KONKASÖR, KONSERVE, KONSOLİT, KONSOLOS, KONSULTO, KONTEKST, KONTRAST, KONTRBAS, KONTUVAR, KONUKEVİ, KONUKLUK, KONULMAK, KONUŞKAN, KONUŞMAK, KONUŞUCU, KONVEYÖR, REESKONT, VİKONTES, AKONİTAZ, AKONİTUM, ALAKONAK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

EKONOMİ, ENİKONU, GLOKONİ, HELİKON, İSKONTO, KONAKÇI, KONALGA, KONÇİNA, KONÇSUZ, KONDÜİT, KONFETİ, KONGOLU, KONSEPT, KONTLUK, KONTRAT, KONTROL, KONTUAR, KONUKÇU, KONULMA, KONUSUZ, KONUŞMA, KONVEKS, LAKONİK, SİLİKON, AKKONAK, AKKONDU, ELKONDU, HİPOKON, İNKONEL, KOKONOS, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BALKON, DEKONT, KOKONA, KONÇLU, KONDOM, KONDOR, KONFOR, KONGRE, KONKAV, KONKEN, KONKUR, KONMAK, KONSER, KONSEY, KONSOL, KONSON, KONSÜL, KONTAK, KONTES, KONTÖR, KONTRA, KONTUR, KONULU, KONUŞU, KONVOY, KONYAK, VİKONT, ZİRKON, AFOKON, AFUKON, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AKONT, KONAK, KONİK, KONMA, KONSA, KONUK, KONUM, KONUR, KONUŞ, KONUT, KONYA, AFKON, ALKON, ANKON, ERKON, KOKON, KONAÇ, KONAĞ, KONAH, KONAN, KONAR, KONAS, KONAT, KONCI, KONDU, KONEÇ, KONEL, KONGA, KONKA, KONNE, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

İKON, KONÇ, KONİ, KONT, KONU, KONA, KOND, KONE, KONI, KONK

3 harfli kelimeler

KON

Bazı kelimelerin anlamları

KON

Konut. Çadır. Dağ kemeri. Soba. Tezgâh. Koyun, keçi gübresi. Bir dizgenin durum, konum ya da etkileşimini, koşulların nicel değerlerine göre belirleyebilmek için kurulan matematiksel düzenleme. Koyun ağılı. (Eşmeyazı Kars).

REKONSTRÜKSİYON

Yeniden kurma.

KONFEKSİYONCULUK

Konfeksiyoncunun yaptığı iş.

İNTERKONEKSİYON

Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma.

GLİKONEOJENEZİS

Glikoneojenez.

KONAKLAYABİLMEK

Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

VAZOKONSTRİKSİYON

Kan damarı iç çapının daralması.

BÜYÜKKONAKGÖRMEZ

Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KONDRODİSTROFİYA

Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.

KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ

Ankara ili, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

MİTOKONDROKUPREİN

Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.

KARINDANKONUŞAN

Sesi diyaframa iterek karnından konuşma becerisi gösteren kişi.

SÜPERFEKONDASYON

Aynı kızgınlık döneminde oositlerin farklı erkeklerin spermatozoitleriyle döllenmesi.

GECEKONDULAŞMAK

Gecekondu sayısı çoğalmak.

DEKONTAMİNASYON

Bulaşmayı giderme, temizleme. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması.

KONDROENDOTELYOM

Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.

  -   -   -  

Anlamında KON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ACIKILMAK

Acıkma işine konu olmak.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ACINILMAK

Acınma işine konu olmak.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

AÇIMLANMAK

Açımlama işine konu olmak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AĞIRLANMAK

Ağırlama işine konu olmak.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ADANMAK

Adama işine konu olmak.

ABARTILMAK

Abartma işine konu olmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük