İçinde KİTİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kiti" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kiti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kiti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kiti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BERKİTİLMEK

10 harfli kelimeler

ESKİTİLMEK, BERKİTİLME, FELKİTİŞİN, MENÜSKİTİS

9 harfli kelimeler

ESKİTİLME

8 harfli kelimeler

KİTİKMEK, KİTİRDEK, KİTİRELİ, SARKİTİS, TRAKİTİS, URAKİTİS

7 harfli kelimeler

FAKİTİS, KİTİRET, TAKİTİK

6 harfli kelimeler

AKİTİN, BİKİTİ, KİTİLİ, KİTİRE

5 harfli kelimeler

KİTİN, KİTİH, KİTİK, KİTİR, KİTİŞ, KİTİZ

4 harfli kelimeler

KİTİ

Bazı kelimelerin anlamları

KİTİ

Kin, kızgınlık, öfke. Anahtar : Kapının kitisi nerede.

ESKİTİLMEK

Eskitme işi yapılmak, eski duruma getirilmek.

ESKİTİLME

Eskitilmek işi.

TAKİTİK

Takunya.

TRAKİTİS

Soluk borusu yangısı.

SARKİTİS

Miyozitis.

KİTİRELİ

Kolalanarak gevşekliği giderilmiş sert kumaş.

FAKİTİS

Göz merceğinin yangısı, fakoiditis.

FELKİTİŞİN

Silkeleyiverince.

KİTİRET

Kin.

BERKİTİLME

Berkitilmek işi.

MENÜSKİTİS

Eklem ayçasının yangısı.

KİTİRDEK

Yapılarda kullanmak istenmeyen söğüt ağacı türü. (Hüyüklü Yalvaç Isparta).

KİTİKMEK

Zıtlaşmak, birbirine düşmek, düşman olmak.

BERKİTİLMEK

Berkitme işine konu olmak.

URAKİTİS

Urakus yangısı.

  -   -   -  

Anlamında KİTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAPAN

Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.

FAKOİDİTİS

Fakitis.

ARCELLA

Bir hücreliler (Protozoa) alt aleminin, kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının, kabuklu amipler (Thecamoeba) alt takımından, iki veya çok sayıda çekirdekli, sarı veya kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzeyen türlere sahip bir cins. Testacealobosia alt sınıfında, Arcellinida takımında bulunan ameboyit protozoa cinsi.

EKLEMBACAKLILAR

Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.

BERKİDİLMEK

Kuvvetlendirilmek, pekitilmek.

BERKİLMEK

Pekişmek, sertleşmek, katılaşmak, sıkışmak. İncinmek, burkulmak. Tesbit edilmek, pekitilmek, pekişmek.

EPİKÜTİKÜLA

Eklem bacaklılarda kütikülanın en dış tabakası. Sklerotin içeren ancak kitin içermeyen ince tabaka.

KİTİLİ

Çok ufak, bir parça : Dilenciye bir kitili ekmek bile vermedi.

ARSELLA

Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminin, kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının, kabuklu amipler (Thecamoeba) alt takımından, iki ya da çok sayıda çekirdekli, sarı ya da kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzeyen türlere sahip bir cins. (Arcella), Birgözeli, kökayaklılardan kabuklu-amipler (Thecamoeba) alt-takımına giren bir cins. İki ya da çok sayıda çekirdeklidir. Sarı ya da kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzer.

KABUK

Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

KİTİK

Kadının dişilik organı. Kusur, eksiklik : Şimdiye kadar Ahmet'in bir kitiğini bulamadım. Kadınlarda üreme organı.

KÜTİKÜL

Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar. Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitinli katmanı.

KÜTİKÜLA

Dericik, ince deri. Nematodlarda, pentastomidlerde, eklem bacaklılarda (kene, akarlar, böcekler ve kabuklular) hipodermisin altında organize olmuş hücreler tarafından salgılanan, hücresiz filamentöz kitinle birlikte veya kitinsiz olarak bulunan bir çeşit vücut örtüsü. Kıl ucuna kadar uzanan ve uzunlamasına kesitinde testere ağzı gibi dişli, ince tek katlı keratinleşen tabaka.

MÜSTAHKEM

Berkitilmiş, sağlamlaştırılmış, tahkim edilmiş.

ÇEVRİLGENLİK

Paranın serbestçe dövize çevrilebilirliği, konvertibilite. Herhangi bir ikitisadi değerin serbestçe bir başka iktisadi değere dönüştürülebilme özelliği.

KİTİR

Gevrek, çabuk kınlan, az sert. Yalçın, sarp, taşlık yer : Oğlak kitirlerde dolanıyor. Leblebi. Sert toprak.

KARAPAKS

Bazı hayvanlarda sırtı tamamen ya da kısmen örten kitinsi ya da kemiksi kalkan. Kaplumbağalarda kabuğun tümsek olan dorsal kısmına verilen ad. Bağa. Bazı hayvanlarda sırtı tamamen veya kısmen örten kitin veya kemikten oluşan kalkan.

BERKİLÜ

Pekitilmiş, kapalı.

MUVAKKİTHANE

Muvakkitin görev yaptığı yer.

MİYOZİTİS

Kas dokusu yangısı, sarkitis.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük