İçinde KİS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kis" olan, toplam 136 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kis bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kis ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kis olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ETKİSİZLEŞTİRMEK, TİLKİSÜLEYMANİYE

15 harfli kelimeler

ETKİSİZLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

ÇELİŞKİSİZLİK, ETKİSİZLEŞMEK, İNKİSARIHAYAL, BÜYÜKİSMAİLCE, EPİTELİYOKİST, SARKOKİSTOZİS

12 harfli kelimeler

DENİZTİLKİSİ, ETKİSİZLEŞME, İLİŞKİSİZLİK, KARPUZSEKİSİ, KIZLARSEKİSİ, KİSTOZOİTLER

11 harfli kelimeler

TEPKİSİZLİK, YETKİSİZLİK, ESKİSARIBEY, FİBROKİSTİK, KİSKİSLEMEK, SARKOKİSTİN, YOLHASEKİSİ

10 harfli kelimeler

BRAKİSEFAL, ETKİSİZLİK, KİSTLEŞMEK, PAKİSTANLI, ZEVKİSELİM, ÇELİŞKİSİZ, DARISEKİSİ, EBEMEŞKİSİ, ESKİSELLİK, KİSKİLEMEK, KİSKİSNENE, KİSTADENOM, KİSTEKTOMİ, KRALSEKİSİ, OSKİSLEMEK, PANTÜRKİST, PİLOKİSTİK, POLİKİSTİK, SELKİSARAY, TELKESKİSİ, TERKİSALAT

9 harfli kelimeler

İLİŞKİSİZ, KİSTLEŞME, EKİSPİRES, ESKİSARAY, ETKİSİZCE, GÖÇESKİSİ, HETERAKİS, KARYOKİST, KİSTAKANT, KİSTLENME, KİSTOPRAK, MİKROKİST, MUMSEKİSİ, PROBOSKİS, PSÖDOKİST, SARKOKİST, SPOROKİST, STATOKİST, TİLKİSİKİ, ZOİTOKİST

8 harfli kelimeler

BİTKİSEL, TENKİSAT, TEPKİSEL, TEPKİSİZ, YETKİSİZ, AKİSTİYA, ANİSAKİS, CİLKİSİZ, EKİSTIRA, HEMOKİST, İKİSARAY, İKİSTİRE, KOLKİSİN, MEROKİST, METAKİST, OSKİSALİ, SİTOKİST

7 harfli kelimeler

BİLAKİS, ETKİSİZ, İÇKİSİZ, İNKİSAR, ÖTEKİSİ, ALAKİSE, ANKİSTE, BİTKİSİ, ESKİSEL, İKİSTİR, KİSECİK, KİSKİSİ, OTOKİST

6 harfli kelimeler

KİSPET, NAKİSA, TENKİS, AKKİSE, ENKİST, ESKİSU, KİSDAN, KİSDİK, KİSEGİ, KİSKİÇ, KİSKİL, KİSKİP, KİSKİS, KİSMEK, KİSPAT, KİSREN, KİSTAT, KİSTİK, OOKİST

5 harfli kelimeler

KİSVE, AKİSİ, BİKİS, DİKİS, İKİSU, KİSBE, KİSEK, KİSGA, KİSİL, KİSİP, KİSİR, KİSLE, KİSLİ, KİSME, LOKİS, NAKİS, NEKİS, SEKİS

4 harfli kelimeler

KİST, AKİS, EKİS, KİSE, KİSİ

3 harfli kelimeler

KİS

Bazı kelimelerin anlamları

KİS

Taş, kum, kil ile karışık kaynaşmış sert tabaka. Taş, kum, kille karışıp kaynaşmış sert toprak katmanı. Bir çeşit taşlı toprak.

ÇELİŞKİSİZLİK

Çelişkisiz olma durumu.

KİSTOZOİTLER

Diğer adı bradzoit olan, takizoitlerin aksine yavaş bir gelişim gösteren Apikomplexa'ların Toxoplasma gondii, Sarcocystis türlerinin doku kistleri içerisindeki gelişim evresi.

EPİTELİYOKİST

Klamidyoz.

İLİŞKİSİZLİK

İlişkisiz olma durumu.

TİLKİSÜLEYMANİYE

Manisa şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ETKİSİZLEŞME

Etkisizleşmek işi.

İNKİSARIHAYAL

Beklediğini, umduğunu bulamamaktan doğan düş kırıklığı, hayal kırıklığı.

BÜYÜKİSMAİLCE

Edirne şehri, Sırpsındığı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ETKİSİZLEŞTİRMEK

Etkisiz, etki yapamaz duruma getirmek.

DENİZTİLKİSİ

Saban balığı.

SARKOKİSTOZİS

Sarcocystis cinsi protozoonların neden olduğu, insanlarda genellikle belirtisiz, belirtilerle seyreden vakalarda ise miyozitisin veya miyokarditisin eşlik ettiği, kas kistlerinin ve bağırsak lezyonlarının görüldüğü, insanlara genellikle sporokistlerle kontamine etlerin çiğ veya az pişmiş olarak yemesi suretiyle veya enfekte hayvan dışkısında bulunan sporokistleri ağız yoluyla almak suretiyle bulaşan, sığır ve diğer hayvanlarda ağır enfeksiyonlarda iştahsızlık, zayıflama, sinirlilik, ateş, topallık, hipersalivasyon, anemi ve yavru atma gibi semptomların görüldüğü hastalık, sarkosporidiyozis.

ETKİSİZLEŞMEK

Etkisiz duruma gelmek.

KARPUZSEKİSİ

Kayseri şehri, Hacılar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KIZLARSEKİSİ

Adana kenti, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ETKİSİZLEŞTİRME

Etkisizleştirmek işi, pasifikasyon.

  -   -   -  

Anlamında KİS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

AKZAMBAK

Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

AFYONKEŞ

Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ANTİSEPSİ

El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ATIL

Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

ASPİDİSTRA

Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük