İçinde KİLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kile" olan, toplam 118 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kile bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kile ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kile olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

İLİŞKİLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

YETKİLENDİRMEK, ETKİLENEBİLMEK, ETKİLEŞEBİLMEK, ETKİLEYEBİLMEK, İLİŞKİLENDİRME

13 harfli kelimeler

YETKİLENDİRME, ETKİLENEBİLME, ETKİLEŞEBİLME, ETKİLEŞTİRMEK, ETKİLEYEBİLME, ETKİLEYİCİLİK, TALLIBİTKİLER, TEPKİLEŞİMLİK, YETKİLENDİRİM

12 harfli kelimeler

ÇEKİLEBİLMEK, DİKİLEBİLMEK, ETKİLENİRİİK, ETKİLEŞTİRME, IRAKİLETİŞİM, KÜÇÜKSEKİLER, TİRAKİLENMEK

11 harfli kelimeler

BİTKİLEŞMEK, ETKİLEŞİMLİ, İÇİNDEKİLER, TİLKİLEŞMEK, ÇEKİLEBİLME, DİKİLEBİLME, HACISEKİLER, İÇERDEKİLER, KİLERCİBAŞI, KİLERCİUSTA, KONYAKİLESİ, ÖTEKİLEŞMEK, TERKİLEŞMEK

10 harfli kelimeler

ESKİLEŞMEK, ETKİLENMEK, ETKİLEŞMEK, MÜSTAKİLEN, SEKİLENMEK, TİLKİLEŞME, BİTKİLEŞME, ÇEKİLENMEK, ETKİLEYİCİ, KANTARKİLE, KAPLUMKİLE, KİLERCİLİK, KİSKİLEMEK, KİŞKİLEMEK, ÖTEKİLEŞME, TEPKİLEŞİM, TERKİLEMEK, TİRKİLEMEK, TİSKİLEMEK

9 harfli kelimeler

ESKİLEŞME, ETKİLEMEK, ETKİLENME, ETKİLEŞİM, ETKİLEŞME, İKİLENMEK, İKİLEŞMEK, İKİLETMEK, KİLERMENİ, SEKİLEMEK, BİZİKİLER, DİKİLENTİ, ESKİLEMEK, ETKİLENİM, İKİLEMSİZ, MÜVEKKİLE, ÖTEKİLERİ, PEKİLEMEK, SEKİLENME, VEKİLEMEK, YETKİLEME

8 harfli kelimeler

ETKİLEME, İKİLEMEK, İKİLENME, İKİLEŞME, İKİLETME, SEKİLEME, FİSKİLEN, IKİLEMEK, İKİLEMLİ, İKİLEŞİK, İKİLEŞİM, İKİLEYİN, KİLEÇERİ, KİLEDERE, KİLEYDEN, ONİKİLER, ŞEVKİLER, TİLKİLER

7 harfli kelimeler

İKİLEME, KİLERCİ, BAKİLER, ÇEKİLEK, ÇEKİLEN, ÇÖKİLEK, ERKİLET, ETKİLER, İKİLECİ, İSKİLEN, İŞKİLEK, İŞKİLET, KİLEMEK, SEKİLER, SERKİLE, TANKİLE

6 harfli kelimeler

İKİLEM, ENKİLE, İKİLEK, İŞKİLE, KİLEPE

5 harfli kelimeler

KİLER, AKİLE, KİLEK

4 harfli kelimeler

KİLE

Bazı kelimelerin anlamları

KİLE

Genellikle tahıl ölçmede kullanılan belirli hacimdeki kap, ölçek.

İLİŞKİLENDİRMEK

İlişkili duruma getirmek.

ETKİLEŞTİRMEK

Etkileşme işini yaptırmak.

ETKİLEŞEBİLMEK

Etkileşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YETKİLENDİRME

Yetkilendirmek işi.

YETKİLENDİRİM

Yetkilendirme işi, otorizasyon.

ETKİLEYEBİLME

Etkileyebilmek işi.

ETKİLENEBİLMEK

Etkilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

İLİŞKİLENDİRME

İlişkilendirmek işi.

YETKİLENDİRMEK

Birini yetkili kılmak.

ETKİLEŞEBİLME

Etkileşebilmek işi.

ETKİLENEBİLME

Etkilenebilmek işi.

ETKİLEYİCİLİK

Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.

TALLIBİTKİLER

Kök, gövde, yaprak gibi ana örgenlerden yoksun bulunan ve çoğu asalak ya da çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu; yatıkbitkiler.

TEPKİLEŞİMLİK

Çekirdeksel parçalanmalar sonucu ortaya çıkan erkeyi, ısıl erke olarak kullanıma sokan aygıt. anlamdaş çekirdeksel fırın.

ETKİLEYEBİLMEK

Etkileme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında KİLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

ANTİBİYOTİK

Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

ANATOMİ

İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

AKVARYUM

Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

ALKOLİK

Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).

AHLAF

Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

ALKOLİZM

Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük