İçinde KAPAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kapan" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kapan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kapan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kapan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SİNEKKAPANGİLLER

12 harfli kelimeler

KAPANABİLMEK, KAPANCALAMAK

11 harfli kelimeler

KAPANABİLME, KAPANBELENİ

10 harfli kelimeler

BÖCEKKAPAN, DEMİRKAPAN, KAPANIKLIK, SAMANKAPAN, SİNEKKAPAN, BURUNKAPAN, İÇEKAPANIŞ, KIZKAPANLI, PIRNAKAPAN, SAKALKAPAN, TAŞAKKAPAN, YAHNİKAPAN

9 harfli kelimeler

PİREKAPAN, UŞAKKAPAN, KAPANALAN, KAPANSELE

8 harfli kelimeler

KAPANİÇE, KAPANMAK, KILKAPAN, KAPANCIK, KIZKAPAN, SELKAPAN, SİNKAPAN, ŞAPKAPAN

7 harfli kelimeler

KAPANCA, KAPANCI, KAPANIK, KAPANIŞ, KAPANMA, KAPANTI, KAPANAV, KAPANAZ, KAPANÇA, KAPANLI

6 harfli kelimeler

KAPANA

5 harfli kelimeler

KAPAN

Bazı kelimelerin anlamları

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

KAPANIKLIK

Kapanık olma durumu.

BÖCEKKAPAN

Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı.

SİNEKKAPAN

Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa). Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen küçük ötücü kuşlar.

KIZKAPANLI

Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SAKALKAPAN

İşlek yer, dörtyol ağzı.

İÇEKAPANIŞ

Kişinin çevresiyle ilgisini keserek imgesel olaylar ve görünümler üzerinde durması, yalnızca gerçek dışı istekleri düşünmekten haz alması biçiminde beliren bir ruh durumu.

SİNEKKAPANGİLLER

Sıcak ve ılıman bölgelerde, özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası. Omurgalı hayvanlardan çeşitli ötücü kuşları içine alan bir kuş familyası.

KAPANCALAMAK

El altında bulundurmak, tutmak.

BURUNKAPAN

Bukalemun.

KAPANBELENİ

Çanakkale ilinde, Biga belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

PIRNAKAPAN

Erzurum şehri, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KAPANABİLMEK

Kapanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAPANABİLME

Kapanabilmek işi.

DEMİRKAPAN

Mıknatıs.

SAMANKAPAN

Kehribar.

  -   -   -  

Anlamında KAPAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAPAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENGEL

Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

BEKİNMEK

İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

BOŞLUK

Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

HÜZÜNLÜ

Gönle üzgünlük veren, iç kapanıklığına yol açan, hazin.

İNZİVA

Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama. Dış dünyayla bütün bağlarını keserek Tanrı'yla birleşebilmek için insanın kendi içine kapanması.

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

GÖK

İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

İSTİRİDYE

Yassı solungaçlılar sınıfından, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, güçlü kaslarla birbiri üzerine kapanan iki çeneti olan, eti beğenilen bir deniz yumuşakçası (Ostrea edulis).

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

ÇAKI

Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı.

BİNİ

Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

BOĞUMLANMAK

Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.

FAK

Tuzak, kapan.

HALVETHANE

Saraylarda girilmesi yasak olan oda. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda.