İçinde K geçen 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "k" olan 3 harfli toplam 267 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde k harfi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu k harfi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında k harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IRK

Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm. Soy.

KIZ

Dişi çocuk. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.

LÖK

Yedi yaşından büyük erkek boz deve. Kireç, zeytinyağı, pamuk ve yumurta akının karıştırılması yoluyla, kırık çanak çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun, lökün. Erkek deve. İğdiş edilmiş deve. Kızgın, azgın deve. Tek hörgüçlü damızlık, tüysüz erkek deve. Çökmüş, oturmuş deve. Dişi deve. Doğurması yakın keçi. Gebe hayvan. Çaylak büyüklüğünde bir çeşit kuş. Hindi. Topaç. Çevresi toprakla yükseltilmiş tarla parçası, evlek. Kurşun lehimlemekte kullanılan pamuklu bez. Kireç, zeytinyağı, pamuk, yumurta akının karıştırılmasından elde edilen, kırık, çatlak çanak, çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun. Yumurta akı, sabun, zeytinyağı ile yapılan ve kırık çıkıkların iyileştirilmesinde kullanılan bir çeşit ilâç. Buğday unu ile yumurtadan yapılıp çocukların karnına konulan yakı. Sabun ve yumurta ile yapılıp ağrıyan yere yapıştırılan yakı. Karasakız. Gaz lambalarının makine kısmını cam kısmına tutturmaya yarayan şap. Büyük çamur parçası. Ekmeğin iyi pişmemiş durumu. Yalan. Boz devenin erkeği. Tek hörgüçlü deve.

KÖN

Ağıl, davar ahırı. Gübre. Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı. Koyun, keçi gübresi. Tarlayı gübreleme. (İnköy Kütahya).

YEK

Bir, tek.

KIM

Koyun, keçi gübresi. Külah. Sus, sakın ha anlamında ünlem. Bağlanmış at.

SAK

Uyanık, gözü açık, müteyakkız. Uykusu hafif. Sap.

KİP

Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.

KÜT

Kısa ve kalınca. Keskin olmayan. Tahta ve benzerleri katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. Smaç. Kötürüm, sakat. Kuluçka tavuğun altındaki bozulmuş yumurta. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. Kısa, yuvarlak (burun için). Kepçe vb, eşyaların asıldığı yuvarlak ağaç çivi. Pulluk, saban. Çekirdekli pamuk. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. İnmeli; çolak; kötürüm; sakat. Uyuşuk, karmaşık, körelmiş.

AKK

Hak.

KAĞ

Ekin arasında biten yaban otlar. Dağ yamaçlarındaki ince çayırlık yer. Dağ yamacı. Tarlayı otlardan temizleme, çapa işi. Meyve kurusu. Toprağı gübre ile kabartmak. Toprağı gübre ile kabartma, çapalama. (Bu kelime daha çok kürmanç ağzında kullanılmaktadır. Kelimenin aslı Divanü Lügati't-Türk'te "kığ" şeklinde aynı manada kullanılmıştır. bk. DLT.III.s.129).

BÖK

Aşık kemiğinin yumru tarafı.

ÖKÜ

O, oradaki.

KIS

Çürük kaya, sert toprak. Cimri, pinti. Kız.

KEZ

Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.

KAS

Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.

KUM

Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

KÖT

Yufka ekmek pişirilen saçların altına konulan üç ayaklı demir, sacayak.

KEL

Saçı dökülmüş olan (kimse). İçinde az eşya bulunan. Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki). Gelişmemiş, cılız (bitki).

KİV

Kız anlamında ünlem.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük