İçinde KIT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kıt" olan, toplam 161 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

AKARYAKITÇILIK

13 harfli kelimeler

SARKITABİLMEK

12 harfli kelimeler

KITİPİYOZLUK, AKARYAKITLAR, HIRKITLAŞMAK, KITMIRLANMAK, SARKITABİLME

11 harfli kelimeler

AKARYAKITÇI, CENİNİSAKIT, KITIRDATMAK, AKITABİLMEK, AKITIVERMEK, KITKITLAMAK, ZILKITLAMAK, ZIRKITLAMAK, ZIVKITLAMAK

10 harfli kelimeler

KITIRDAMAK, AKITABİLME, AKITIVERME, ANKITLAMAK, ÇAKITLAMAK, KANAKITMAK, KITIKLAMAK, KITIRCILIK, KITIRDATMA, TARKITALAŞ, TIKITIKINA

9 harfli kelimeler

AKARYAKIT, KITIKLAMA, KITIRDAMA, KITİPİYOZ, KITLAŞMAK, SARKITMAK, AKITMACIK, AKITMATOR, FIRKITMAK, FIYKITMAK, GELİNKITI, KALKITMAK, KITIRAYIK, KITLATMAK, KITNAŞMAK, PAYKITMAK, PIRKITMAK, SIRKITMAK, VIRKITMAK, YAKITTEPE, YANKITEPE

8 harfli kelimeler

AKITMALI, KITLAŞMA, SARKITMA, ALAKITAY, BAKITMAK, ÇIKITLIK, GAZYAKIT, ISKITMAK, KAKITMAK, KITALMAK, KITARMAK, KITIRDAK, KITIRİYH, KITIRMAK, KITIRNAK, KITIYLAK, KITKIMIL, KITKIMIR, KITLAMAK, KITLEYÜK, KITSİLDİ, KITTIRLI, ŞAKITMAK, TAKITMAK, YAĞYAKIT, YAKITKÖY, YAKITLIK, YAKITMAK, YAKITYAĞ, ZILKITLI

7 harfli kelimeler

AKITMAK, BIRAKIT, KITIKLI, KITIRCI, KITIRTI, KITLAMA, YAKITÇI, AKITMAÇ, ARKITÇA, BAKITCI, BAYAKIT, BEYEKIT, ISKITÇA, KITILTİ, KITIMAK, KITINAK, KITIRAK, KITIRDI, KITIRIK, KITIRIM, KITIRIŞ, KITIRİH, KITIRİK, KITİRİK, KITLEME, KITTEPE, VAKITLI, YAKITLI

6 harfli kelimeler

AKITMA, ÇARKIT, İNKITA, KITAAT, KITLIK, SARKIT, AKITAÇ, AKITIŞ, ÇIRKIT, FARKIT, HARKIT, KIRKIT, KISKIT, KITDİK, KITKIT, KITMAK, KITMAR, KITMIÇ, KITMIK, KITMIR, KITMİR, KITTIK, NAAKIT, SIZKIT, ŞIRKIT, ZILKIT, ZIRKIT

5 harfli kelimeler

ARKIT, ÇIKIT, KITAL, KITIK, KITIR, SAKIT, SIKIT, YAKIT, ANKIT, BAKIT, ÇAKIT, ILKIT, IŞKIT, KAKIT, KITIL, KITIŞ, KITİK, KITİL, KITTI, KITTİ, TIKIT, VAKIT, ZAKIT

4 harfli kelimeler

KITA, AKIT, IKIT, KITO

3 harfli kelimeler

KIT

Bazı kelimelerin anlamları

KIT

İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol karşıtı. Az, yetersiz (duygu, söz vb.).

CENİNİSAKIT

Düşük.

HIRKITLAŞMAK

Eskimek, işe yaramaz duruma gelmek: Bizim ayakkabı da hırkıtlaştı, geyilecek halı kalmadı.

KITMIRLANMAK

İnatçılık yapmak : Ahmet niçin yemek yemiyorsun, kıtmırlığın mı tuttu ?.

KITIRDATMAK

"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.

AKITABİLMEK

Akmasını sağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

AKARYAKITÇILIK

Akaryakıtçının yaptığı iş.

AKARYAKITÇI

Akaryakıt satan kimse.

KITİPİYOZLUK

Kıtipiyoz olma durumu.

AKARYAKITLAR

İşlenmemiş yeryağı ürünlerinden mazot, benzin, gazyağı ve benzerleri sıvı durumunda kullanılan yanıcı özdekler.

AKITIVERMEK

Çabucak akmasını sağlamak.

KITKITLAMAK

Yavaş yavaş pişirmek.

ZIRKITLAMAK

Döverek ya da azarlayarak gözdağı vermek.

SARKITABİLME

Sarkıtabilmek işi.

SARKITABİLMEK

Sarkıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZILKITLAMAK

Döverek ya da azarlayarak gözdağı vermek. Topluca sevinç sesleri çıkarmak.

  -   -   -  

Anlamında KIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKITMALI

Alnında akıtması olan (hayvan).

AKILSIZ

Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt.

BAKAYA

Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

ANADOLU

Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

AFRİKA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AVRUPA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AVUSTRALYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.

AMERİKA

Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

AÇLIK

Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.

ASYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük