İçinde KIRG geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kırg" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kırg bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kırg ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kırg olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ÇAKIRGÜMÜŞ, KIRGINDERE

9 harfli kelimeler

KIRGINLIK, FIŞKIRGEÇ, KIRGANMAK, KIRGILLIK

8 harfli kelimeler

KIRGIZCA, KIRGERİŞ

7 harfli kelimeler

SAKIRGA, AKIRGAN, ÇAKIRGA, KIRGACI, KIRGILI

6 harfli kelimeler

KIRGIN, KIRGIZ, KIRGAL, KIRGAN, KIRGIÇ, KIRGIL, KIRGIM, KIRGIT

5 harfli kelimeler

KIRGA, KIRGI

4 harfli kelimeler

KIRG

Bazı kelimelerin anlamları

KIRG

Kırk.

KIRGINLIK

Kırgın olma durumu. Vücutta duyulan ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kırıklık.

ÇAKIRGÜMÜŞ

Samsun şehri, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KIRGACI

Dolambaçlı iniş yol.

AKIRGAN

Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Cereyan, akıntı. Tomruğun içinden çıkan yağlı çam.

ÇAKIRGA

Mazı ağacı.

KIRGILLIK

Sakalına ak düşme zamanı ve durumu.

KIRGIZCA

Kırgız Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

KIRGIN

Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan. Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık. Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda.

KIRGIZ

Kırgızistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.

FIŞKIRGEÇ

Su fışkırtan araç.

KIRGERİŞ

Gümüşhane şehri, Çayra bucağına bağlı bir yer.

KIRGILI

İnişli yokuşlu : Bizim tepeler hep kırgılıdır.

KIRGANMAK

Kirlenmek.

SAKIRGA

Kene.

KIRGINDERE

Erzurum kenti, Karayazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KIRG bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRG geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BURKUNTU

İç organlarda duyulan kasılma ve benzerleri hareketler. Üzüntü, sıkıntı, kırgınlık. Yol dönemeci. Mide bulantısı, sancı. Şiddetli rüzgâr, kasırga.

MÜNFAİL

Gücenmiş, alınmış, kırgın. Edilgin.

GÜCENMEK

Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak.

ERLİŞİYOZİS

Ehrlichia cinsi bakterilerin neden olduğu insan, köpek, sığır, koyun, keçi ve atlarda kenelerle bulaşan ateşli bir hastalık. Enfekte bireylerde ateş, baş ağrısı, anoreksi, kırgınlık, lökopeni, trombositopeni, miyozitis ve ara sıra ölüm görülebilmektedir. İnsan enfeksiyonlarına neden olan önemli türler Ehrlichia chaffeensis, Anaplasma phagocytophilum ve Ehrlichia ewingii'dir. Koyun, sığır, kedi ve köpeklerde ise Ehrlichia canis, Haemobartonella felis ve Anaplasma türleri enfeksiyona neden olmaktadır.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

DOLGUN

Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.

KIRIKLIK

Kırık olma durumu. Kırgınlık. İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.

EŞKİ

Kuzukulağı. Ekşi. Erik ezmesi. Keçi. Üzgün, kırgın.

DUTAK

Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.

GAYRİMEMNUN

Memnun olmayan, kızgın, hoşnutsuz, küskün, kırgın, sızlanan.

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

SİTEM

Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme.

BURCUKIRIM

Küskün, kırgın.

KENE

Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga.

SOM

İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif. Somon balığı. Katışıksız. Rıhtımın su üstünde olan bölümü. Kırgızistan para birimi.

BAKŞI

Kazak ve Kırgızlarda samanlara verilen ad. a. bk. kam, şamancılık.

MÜNKESİR

Kırılmış, kırık. Kırgın, gücenmiş.

KIRILMAK

Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.

ŞİKESTE

Kırılmış, kırık. Gücenmiş, kırgın, kederli. Yenilmiş, yenik düşmüş.

İĞBİRAR

Gücenme, güceniklik, kırgınlık.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük