İçinde KIRI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kırı" olan, toplam 189 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kırı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kırı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kırı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KIRILCAYAZIMSAL, KIRINTILAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

ÇITKIRILDIMLIK, KIRIKKALELİLİK, YUKARIKIRIKLAR

13 harfli kelimeler

AŞAĞIKIRIKLAR, ÇAKIRILDIZLIK, FIŞKIRIVERMEK, KIRIŞIKSIZLIK

12 harfli kelimeler

AYKIRILAŞMAK, BÜYÜKKIRIKLI, ÇANKIRILILIK, FIŞKIRIVERME, KIRILCAYAZIM, KIRILIMÖLÇER, KIRILIMÖLÇÜM, KIRILIVERMEK, KIRIŞIKLILIK, KIRIŞIVERMEK, KOPCASIKIRIK, YAMICIKKIRIK, YAYAKIRILDIK

11 harfli kelimeler

AYKIRILAMAK, AYKIRILAŞMA, ÇITKIRILDIM, HAYKIRIŞMAK, KIRILGANLIK, KIRIŞTIRMAK, KIRITKANLIK, ÇİFTKIRILIM, KIRIKKALELİ, KIRIKLANMAK, KIRILIVERME, KIRITTIRMAK

10 harfli kelimeler

KIRIŞIKLIK, BURCUKIRIM, BÜYÜKKIRIK, DEDEBAKIRI, DEVEBAKIRI, DİKMENKIRI, ENİZÇAKIRI, GEMİCİKIRI, HAYKIRIŞMA, HINKIRIKLI, KIRIKÇILIK, KIRIKLAMAK, KIRIKPINAR, KIRIKUŞAĞI, KIRILIRLIK, KIRIŞIKSIZ, KIRIŞTIRMA, KIRIVERMEK, KIRIZLAMAK

9 harfli kelimeler

AYKIRILIK, BAKIRIMSI, KIRICILIK, KIRIKKALE, KIRIKLAMA, KIRINTILI, KIRIŞIKLI, TIKIRINDA, BİKIRICIK, CELİLKIRI, ÇAKIRINTI, ÇANKIRILI, DAZINKIRI, GEYİKKIRI, HAYKIRICI, HINÇKIRIK, KINIKIRIK, KIRIBENEK, KIRIKÇALI, KIRIKDERE, KIRIKKAYA, KIRIKKUYU, KIRIKRENK, KIRIKSOKU, KIRIMKAYA, KIRIMOLUK, KIRIŞOĞLU, KIRIVERME, SADIKKIRI, SAKIRIMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

FIŞKIRIK, FIŞKIRIŞ, HAYKIRIŞ, HIÇKIRIK, HIÇKIRIŞ, KIRIKHAN, KIRIKLIK, KIRILGAN, KIRILMAK, KIRINMAK, KIRIŞMAK, KIRITKAN, KIRITMAK, SOYKIRIM, ALAKIRIK, BİŞKIRIK, CINKIRIK, ÇILKIRIK, ÇIMKIRIK, DİZKIRIÇ, ELMAKIRI, FISKIRIK, FIYKIRIK, HANKIRIK, HINKIRIK, HIŞKIRIK, INÇKIRIK, KADIKIRI, KANKIRIK, KAPIKIRI, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ÇANKIRI, DAZKIRI, HAYKIRI, KIRIKÇI, KIRILIŞ, KIRILMA, KIRINIM, KIRINMA, KIRINTI, KIRIŞIK, KIRIŞMA, KIRITIM, KIRITIŞ, KIRITMA, AHKIRIK, ALİKIRI, ASKIRIH, BALKIRI, BİKIRIK, GÜNKIRI, IŞKIRIK, KIRICIK, KIRIDAK, KIRIKLI, KIRIKTA, KIRILCA, KIRILIM, KIRIMSA, KIRINGI, KIRIŞAK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AYKIRI, KIRICI, AFKIRI, ARKIRI, AVKIRI, ERKIRI, KIRIÇO, KIRIGI

5 harfli kelimeler

KIRIK, KIRIM, KIRIÇ, KIRIH, KIRIN, KIRIŞ, KIRIT, KIRIZ

4 harfli kelimeler

KIRI

Bazı kelimelerin anlamları

KIRI

Eşek yavrusu, sıpa.

AYKIRILAŞMAK

Aykırı duruma gelmek, marjinalleşmek.

FIŞKIRIVERME

Fışkırıvermek işi.

KIRIKKALELİLİK

Kırıkkaleli olma durumu.

ÇANKIRILILIK

Çankırılı olma durumu.

ÇITKIRILDIMLIK

Çıtkırıldım olma durumu.

AŞAĞIKIRIKLAR

İzmir ilinde, Bergama belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÇAKIRILDIZLIK

Açık hava.

KIRINTILAŞTIRMA

Granül durumuna getirme.

KIRILIMÖLÇER

Işığın kırılan imlecini ölçmeye yarayan aygıt. Işık ışınlarının bir sıvıdan biçmeye girerken yaptıkları kırılım açısını ölçerek kırılım indisini belirleyen aygıt.

KIRIŞIKSIZLIK

Kırışıksız olma durumu.

KIRILCAYAZIM

Çoğu kez x ışınları ile kırılcaların yapılarını bulan bilgi dalı.

YUKARIKIRIKLAR

İzmir ili, Bergama ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

FIŞKIRIVERMEK

Ansızın veya çabucak fışkırmak.

BÜYÜKKIRIKLI

Adıyaman kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KIRILCAYAZIMSAL

Kınlcayazım yöntemlerine ilişkin.

  -   -   -  

Anlamında KIRI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ANTİHİJYENİK

Sağlık kurallarına aykırı olan.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ANTİDEMOKRATİK

Demokrasiye aykırı olan.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ATKARACALAR

Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ANORMAL

Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük