İçinde KÜFE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "küfe" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küfe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu küfe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küfe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KÜFECİLİK

7 harfli kelimeler

KÜFELİK, KÜFESİZ

6 harfli kelimeler

KÜFECİ, KÜFEKİ, KÜFELİ, ÜSKÜFE

5 harfli kelimeler

KÜFEK

4 harfli kelimeler

KÜFE

Bazı kelimelerin anlamları

KÜFE

Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.

KÜFECİLİK

Küfecinin işi.

KÜFELİK

Küfeyi dolduracak miktarda olan. Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse.

KÜFECİ

Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.

KÜFELİ

Küfesi olan.

ÜSKÜFE

Gelinlik yapılan, sırmalı bir çeşit eski kumaş. Kalın ipekli, değerli eski zaman kumaşlarından yapılan kolsuz düğün giysisi.

KÜFEK

Çabuk kırılan bir taş, sünger taşı. Gevrek, yumuşak.

KÜFEKİ

Kolay işlenilen yumuşak taş. Gevrek.

KÜFESİZ

Küfesi olmayan.

  -   -   -  

Anlamında KÜFE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GELESNE

Kapaklı büyük küfe.

BOŞCU

Kömür yüklenirken boş küfeleri kayığa atan.

ÇATAN

Orta yer. Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe.

DEHNE

Küfe. Yerli bezden yapılan yüz havlusu.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

GÖCEK

Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GORAF

Topluluk. Yığın. Birikinti. Tarladan toplanan tütün yapraklarının demet demet küfeye dizilmesi.

GODAFA

El sepeti. Küfe. Sepet.

TOPAÇ

Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

HAĞ

Üzüm, kiraz gibi yemiş koymaya yarayan küfe, sepet. Kurutulacak üzümlerin potaslı suya batırıldığı kap. Parmak boğumu. Büyük küfe.

ÇATGI

Başörtüsü. Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe. Alına bağlanan iki parmak eninde tülbent. Üç ayaklı sehpa. İp, urgan, kordon.

BAĞBAZAN

Kabuklu söğüt dalından örülen, dibi dar ağzı geniş ve bağcıların kullandığı iki kulplu büyükçe sepet, bir çeşit küfe.

BUMA

Tahtadan yapılmış yemek tası. Üzüm küfeleri üstüne örtülen bez, kapak.

GÜDÜRÜK

Kulpu ve boğazı kırık toprak testi. Kulpsuz saman sepeti, küçük küfe. Eski.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ÇITIK

Küfe, sepet örmekte kullanılan soyulmuş fındık çubuğu. Serçeden küçük sırtı kahverengi ile siyah arası göğsü kirli sarı, gagası siyah bir kuş. Tuzak. Bitişik.

HEG

Hak. Meyve ya da sebze taşımaya yarayan büyük sepet, küfe. Seslenme ünlemi, hey.

DEREK

Dolap, mutfak dolabı. Küçük küfe.

GAVSALA

Yük taşımak için atın iki yanına konulan özel yapılmış küfe.

HAREL

Büyük sepet ya da küfe.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük