İçinde İYDİR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "iydir" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iydir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu iydir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iydir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GİYDİREBİLMEK

12 harfli kelimeler

GİYDİREBİLME, GİYDİRİCİLİK

11 harfli kelimeler

GİYDİRİLMEK

10 harfli kelimeler

GİYDİRİLME

9 harfli kelimeler

GİYDİRİCİ, GİYDİRMEK, DİYDİRMEK, KİYDİRMEK, TİYDİRMEK

8 harfli kelimeler

GİYDİRİŞ, GİYDİRME

7 harfli kelimeler

GİYDİRİ

5 harfli kelimeler

İYDİR

Bazı kelimelerin anlamları

İYDİR

Iğdır.

DİYDİRMEK

Sıvı hızla fışkırmak: Testi delinmiş su diydiriyor. İşemek.

TİYDİRMEK

Suyu ince ve dar yerden fışkırtarak akıtma. Fışkırtarak işemek (erkek için).

GİYDİRİCİLİK

Giydiricinin yaptığı iş, gardıropçuluk.

KİYDİRMEK

Giydirmek.

GİYDİRİCİ

Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.

GİYDİREBİLMEK

Giydirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GİYDİRİLMEK

Giydirme işi yapılmak.

GİYDİRİLME

Giydirilmek işi.

GİYDİRME

Giydirmek işi.

GİYDİREBİLME

Giydirebilmek işi.

GİYDİRİ

Oyuncuları giydiren görevli.

GİYDİRMEK

Giyme işini yaptırmak. Ağır sözler söylemek, hakaret etmek.

GİYDİRİŞ

Giydirme işi.

  -   -   -  

Anlamında İYDİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İYDİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞBAĞI

Sığırların boynuzuna bağlanan kısa ip. Büyük baş hayvanların başlarına bağlanan ardıçtan eğilmiş ağaç. Çalıdan yapılan çitlerin üstünü sağlamlaştırmaya yarayan uzunca değnekler. Düğünlerde gelinlere elbise giydirilirken ve başları bağlanırken yenge hanımın çalgıcılara verdiği bahşiş. Düğünlerde gelinin yakınlarının 'başına örtü bağlanmıyor' diyerek oğlan tarafından aldıkları bahşiş. Düğünlerde oğlan tarafının verdiği ziyafet. Havlu, peşkir. İhtiyar kadınların başlarına sardıkları kalın çember. Koca, zevç.

GAZBAĞA

Kazak: Çocuk üşürse gazbağasını giydir.

GEYDUMEK

Giydirmek, bk. geydurmek.

ZIBIN

Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi. Kolsuz kadın giysisi.

BÜRÜG

Düğünde geline giydirilen bir elbise.

CEBELEMEK

Zırh giydirmek, techiz etmek.

GEZDİRMEK

Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

GARDIROPÇULUK

Giydiricilik.

BÜRÜK

Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.

ÇELÜK

Bir çocuk oyunu. Çocuk. Küçük çocuklara giydirilen ayakkabı. Kavaklık.

ÇUKAL

Eskiden savaşta atlara giydirilen zırhlı örtü ki bir çeşidini savaşçılar da giyerlerdi.

GEYDÜMEK

Giydirmek.

GARDIROPÇU

Giydirici.

DOĞLAK

Küçük çocuklara giydirilen pazen entari.

GEVURMEK

Giydirmek.

KAFTAN

Çoğu ipekten yapılan, bir tür uzun, süslü üst giysisi. Padişahların gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış giysi, hilat.

GEYDİRMEK

Aniden birine bir şeyle vurmak. Giydirmek.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük