Kelimeler arşivinde; içinde "ise" olan, toplam 269 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ise bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ise ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ise olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERGLİSERİDEMİ, İSTANBULKİLİSESİ, KİŞİSELLEŞTİRMEK, MONOAÇİLGLİSEROL
ANTİSEMİTİSTLİK, KİŞİSELLEŞTİRME, FANCONİSENDROMU, MİKRODİSEKSİYON, POLİSENSİTİVİTE, TRİAÇİLGLİSEROL, VİVİSEKSİYONİST, VİVİSEKSİYONİZM, YAHUDİSEVMEZLİK
AKTİNOMİSETLER, ÇİSELEYİVERMEK, HİPERFERRİSEMİ, SEREBROVİSERAL, TRİGLİSERİDEMİ, VİSEROKRANİYUM
NİTROGLİSERİN, SANAYİİNEFİSE, AKTİNOMİSETOM, ÇİSELEYİVERME, FOSFOGLİSERİT, GLİSERALDEHİT, GLİSEROLASYON, KOLİSEPTİSEMİ, POLİSERÖZİTİS, SİSTİSERKOZİS, VİSEROKRANYUM
ANTİSEMİTİST, ANTİSEMİTİZM, BİSEKSÜELLİK, FİSEBİLİLLAH, ABRAHİSEFALİ, AÇİLGLİSEROL, ANTİSEBOREİK, ANTİSEMİTLİK, ÇEŞMELİSEBİL, ELBİSESİZLİK, GRİSEOFULVİN, HEMİSELLÜLOZ, HİPERGLİSEMİ, HİPERÜRİSEMİ, KİŞİSELCİLİK, MONOGLİSERİT, NORMOGLİSEMİ, PEDİSELLERYA, PLÖROVİSERAL, SERVİSEKTOMİ, SİSTİSERKOİT, VİVİSEKSİYON, YENİSELİMİYE
ANTİSEMİTİK, HİPOGLİSEMİ, SENEİKEBİSE, SİTTEİSEVİR, DİYALİSEPAL, ELEŞTİRİSEL, EVİSERASYON, HEMİSELÜLAZ, HEMİSELÜLOZ, PERİVİSERAL, PROMİSELYUM, SİSEFALİYEN, VARİSEKTOMİ
ALAİMİSEMA, ANTİSEPTİK, BRAKİSEFAL, HİSSİSELİM, KALBİSELİM, KOMİSERLİK, YEĞNİSEMEK, ZEVKİSELİM, KEÇİSEDEFİ, AKADEMİSEL, ALEYİSELAM, APİSEKTOMİ, BİSEELÜSTÜ, BİSEYİTTEN, ÇİSENLEMEK, DİGLİSERİT, DİSEKSİYON, ESKİSELLİK, İSENKUTLUĞ, LİSENKOİZM, OOMİSETLER, PİSELENMEK, PİSENLEMEK, ÜNİSEKSÜEL, YEYNİSEMEK
ANTİSEMİT, ANTİSEPSİ, BAŞKİLİSE, BİSEKSÜEL, ÇİSELEMEK, ELBİSELİK, ELBİSESİZ, HADİSESİZ, HAYDİSENE, SEPTİSEMİ, YEĞNİSEME, ANTİSEPAL, ANTİSERUM, CİSELEMEK, DELİSENGİ, DİSEFALUS, DİSENTRİK, KİLİSECİK, PELİSELİK, PİSELEMEK, POLİSEPAL, SALİSELİK, TİSELEMEK, TİSENLEME, VİSERALJİ
AKSİSEDA, BİTKİSEL, ÇİSELEME, ÇİZGİSEL, ELBİSELİ, GLİSERİN, HADİSELİ, HADİSENE, İSEVİLİK, SEZGİSEL, TEPKİSEL, POLİSEVİ, AGLİSEMİ, ALİSEYDİ, BİLGİSER, BİSELDEN, BİSETTEN, CULİSETA, DELİSENİ, DELİSENK, DİFİSERK, ELİSELEK, EPİSEPAL, GELİSENE, GLİSERAT, GLİSERİL, GLİSERİT, GLİSEROL, İSENBİKE, KIRAMİSE, Devamını Oku »»
ÇİSEMEK, ÇİSENTİ, DİŞİSEL, EZGİSEL, HELİSEL, KİŞİSEL, KOMİSER, SALİSEN, ALAKİSE, BİSEDEN, BİSEĞEL, BİSEĞİL, BİSEHEL, BİSEREK, ÇİSEMÜK, ÇİSENGİ, DELİSEM, DELİSEN, DİSEMEK, ELEYİSE, EMİSEMİ, ESKİSEL, EYRİSEK, FERİSER, FİSETER, FİSFİSE, GARPİSE, GELİSER, GLİSEMİ, HALBİSE, Devamını Oku »»
ÇİSEME, DESİSE, ELBİSE, HADİSE, KİLİSE, LAMİSE, LİSELİ, SALİSE, AKKİSE, BİSEDA, BİSEEL, BİSEĞİ, BİSEPS, FARİSE, HALİSE, HAMİSE, HAPİSE, HEDİSE, HELİSE, HERİSE, İSEBET, İSEYAĞ, KABİSE, KAİSER, KİSEGİ, MUNİSE, NEFİSE, NEYİSE, OVİSEL, PENİSE, Devamını Oku »»
İSEVİ, MİSEL, BİSEL, ÇİSEK, ÇİSEN, ENİSE, İLİSE, İSERİ, KİSEK, NOİSE, PİSEE, PİSEL, PİSEN, PİSET
ÇİSE, LİSE, BİSE, İSEN, İSER, KİSE, NİSE, PİSE, TİSE
İSE
İSE
Olunca, olursa, olsa da, -ince, -diği için, -diği vakit.
MONOAÇİLGLİSEROL
Bir molekül yağ asidinin gliserolla oluşturduğu ester, monogliserit.
VİVİSEKSİYONİZM
Bilimsel ilerleyiş için viviseksiyonun gerekli olduğunu savunan görüş.
YAHUDİSEVMEZLİK
Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.
AKTİNOMİSETLER
Anaerop veya fakültatif anaerop, sporsuz dallanmış veya filamentöz yapıda Gram pozitif bakteri cinsi, Actinomycetales.
İSTANBULKİLİSESİ
Otuz kiloluk bir ölçek. (Yenikent Aksaray Niğde).
ANTİSEMİTİSTLİK
Antisemitist olma durumu.
KİŞİSELLEŞTİRMEK
Kişiye özel duruma getirmek. Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. Bir kişiye mal etmek, bağlamak. Söz edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak.
FANCONİSENDROMU
İnsanlarda, kemik iliğinin yetersiz gelişimi, deride yama tarzında kahverengi melanin birikimleri, kas ve iskelet sistemleriyle boşaltım ve üreme organlarındaki yapılış bozukluklarıyla belirgin kalıtsal bozukluk. Proksimal böbrek tübülüslerinde emilim bozukluğu sonucu idrarda glikoz, fosfor, sodyum, ürik asit, amino asitlerin bulunması ve metabolik asidozisle belirgin sadece Basenji ırkı av köpeklerinde görülen kalıtsal hastalık.
KİŞİSELLEŞTİRME
Kişiselleştirmek işi.
POLİSENSİTİVİTE
Çok sayıda ve çeşitlilikte etkene karşı, aşırı şekilde duyarlılık gösterme durumu.
HİPERGLİSERİDEMİ
Kanda aşırı gliseridler, genellikle trigliseridlerin olması. Hipertrigliseridemi.
MİKRODİSEKSİYON
Mikroskop altında ince iğneler araciyle doku ve gözelere yapılan diseksiyon.
VİVİSEKSİYONİST
Viviseksiyonizmi benimseyen ve savunan kişi.
ÇİSELEYİVERMEK
Yağmur ansızın çiselemek.
TRİAÇİLGLİSEROL
Üç molekül yağ asitiyle gliserolün oluşturduğu ester, trigliserit. Bir molekül gliserinin üç molekül yağ asidiyle esterleşmesi sonucu oluşan sıvı ve katı yağlar, organizmadaki depo lipitleri, trigliserit, TG.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ANTİSEMİTİST
Antisemitizm yanlısı.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
BURGATA
Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
BİSEKSÜELLİK
Biseksüel olma durumu.
BALSAMLI
Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).
ANGLİKANİZM
İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.
ANTİSEPTİK
Antisepsi yapmak için kullanılan (madde). Antisepsi özelliği olan (madde).
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
ANGLİKAN
İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.